5 Aralık 2025 Cuma

اِنَّمَا الْمُشْرِكُونَ نَجَسٌ "Biliniz ki Müşrikler birer pisliktir" (-2-)

"Ekmek herkese yetecekti aslında, Tarlaya karga dadandı. Ambara fare, fırına hırsız, Memlekete (papaz sikertmesi) harami. Geldikleri gibi gitmediler, Kimi itini bıraktı, kimi bitini, Kimi de piçini, Yoksa bu kadar cibiliyyetsizin, Bizden olması mümkün değil...!!!" (Ahzab Hattı / HANDAĞI)

"Tüm yeryüzü mabetse, tüm meşru fiiller de ibadettir"

 Havra, kilise ve cami duvarı seyretmeyi ibadet sayanların denizi ve çiçekleri seyretmeyi nasıl değerlendirdiklerini merak etmeliyiz. Biz onların çiçeklerden, kuş seslerinden söz ettiklerini hiç duymadık. Çiçek cennetin sembolüdür. Onların dünyasında çiçek olsaydı dünyayı cehenneme çevirmez, kendileri dışındakileri cehennem kütüğü gibi görmezlerdi!.

7 Kasım 2025 Cuma

Devr-i İstibdad;

 Yıkıldın, gittin amma ey mülevves devr-i istibdâd,

Bıraktın milletin kalbinde çıkmaz bir mülevves yâd!

Diyor ecdâdımız makberlerinden: “Ey sefîl ahfâd ,
Niçin binlerce ma’sûm öldürürken her gelen cellâd,
Hurûş etmezdi, mezbûhâne olsun, kimseden feryâd?

Yüz milyon ahâlî üç şakînin böyle mahkûmu
Olup çeksin hükûmet nâmına bir bâr-ı meş’ûmu !
Utanmaz mıydınız, bir saysalar zâlimle mazlûmu?
Siz, ey insanlık isti’dâdının dünyâda mahrûmu,
Semâlardan da yüksek tuttunuz bir zıll-i mevhûmu!”

O birkaç hayme halkından cihangîrâne bir devlet
Çıkarmış, bir zaman dünyâyı lerzân eylemiş millet;
Zaman gelsin de görsün böyle dünyâlar kadar zillet,
Otuz üç yıl devam etsin başından gitmesin nekbet ...
Bu bir ibrettir amma olmayaydık böyle biz ibret!

Semâ-peymâ iken râyâtımız tuttun zelîl ettin;
Mefâhir bekleyen âbâdan evlâdı hacîl ettin;
Ne âlî kavm idik; hayfâ ki sen geldin sefil ettin;
Bütün ümmîd-i istikbâli artık müstahîl ettin;
Rezîl olduk... Sen ey kâbûs-i hûnî, sen rezîl ettin!

Hamiyyet gamz eden bir pâk alın her kimde gördünse,
'Bu bir cânî!' dedin sürdün-ya mahkûm eyledin hapse.
Müvekkel eyleyip câsûsu her vicdâna, her hisse,
Düşürdün milletin en kahraman evlâdını ye’se...
Ne mel’unsun ki rahmetler okuttun rûh-i İblîs’e!

Değil kâbûsun artık, devr-i devlet intibâhındır.
Gel ey nâzende hürriyet ki canlar ferş-i râhındır.
Emindir mevki’in: En pâk vicdanlar penâhındır.
Serâpâ mülk-i Türk müeyyed taht-gâhındır
Serîr-ârâ-yı ikbâl ol ki; bir millet sipâhındır .

* * *


31 Ekim 2025 Cuma

"GÜRCÜ-KLANI BİLOYU İŞARET ETMİŞ!."

Bir ay kadar önce -ilçe başkanı ile- ziyaretimize gelen, -merhum- babamın arkadaşı ve ortağı (sabık) m.vekili; "- Biz ak partiliyiz, (gürcü ilçe başkanını işaretle) bunlar da akp.'li demiş idi?" Dün bu videoyu izleyince taşlar yerine oturmuş oldu! "Nasrani Emine hanın, Belalı işaret etmiş?" Ne yaparsa yapsınlar, bu "SİYONİST-KLANİST, MOĞOL SÜRÜSÜNÜ" tarihin çöplüğüne gömeceğiz (bi-İZNİLLAH). (AHZAB Hattı / HANDAĞI)

29 Ekim 2025 Çarşamba

"Cumhuriyete karşı rezillik ve Saray'ın köpeklerinin perişanlığı;"

- Merhum - Ağabeyimiz, "Benim ancak cesedim susar" diyor, lakin cesedinin de susmadığının-susturulamadığının şahidleriyiz;

24 Ekim 2025 Cuma

"EN BÜYÜK SAVAŞ ALANI TÜRKİYE;"

İşte bunun içindir ki, İslam dünyasının günümüzdeki ‘en büyük savaş alanı’ öyle sanıldığı gibi Afganistan, Irak, Libya, Suriye (Filistin) falan değildir; Türkiye’dir. Geleceğe yönelik en büyük etkiler Türkiye’de verilen savaşın sonuçlarıyla belirlenecektir. Türkiye’de son yıllarda verilen Kuvvayı Milliyecilerle saltanat dinciliği, Cumhuriyet mirasıyla geleneksel Emevî-şirk mirası arasında Batı’nın destek ve kontrolünde sürüp giden büyük savaş, Arap Baharı denen lanetli güdümün yarattığı savaşlardan da Suriye (Filistin) ve lrak’taki savaştan da çok daha büyüktür, çok daha anlamlıdır. Özgür yaratıcı benlik haykırışlarının yaşadığımız günlerdeki en güçlülerinin yankılandığı coğrafya da Türkiye’dir. Hedef, Ortadoğu coğrafyasında, İsrail’den daha büyük devlet bırakmamaktır. BOP, işte budur. Sağa sola hiç çekmeden ve büyük bir üzüntü duyarak söyleyelim ki, Müslüman dünya, kendisine kurulan emperyalist tuzağa düşmüştür. Cumhuriyet sayesinde bir istisna gibi duran Türkiye de ayaklarını ve kanatlarını tuzağa kaptırmak üzeredir. 1950’lerden sonra oynanan, Yeşil Kuşak İslâmî, Afganistan'daki Taliban oyunu, şimdilerde yine bizim üzerimizden oynanan İlımlı-İslam oyunu büyük haçlı-siyonist senaryonun muhtelif perdeleridir. İslam bir ‘ilkellik ve dehşet sistemi’ olarak lanse edilebilmiştir. Kinini din, kan dökmeyi ibadet, "oyuna gelmeyi-aldanmayı-aldatmayı" zafer sanan akıl ve aydınlık düşmanı birtakım ciasalcı çeteler aracılığı ile... Son ve kesin zafer, Türkiye'nin düşürülmesiyle elde edilecektir. Ana hedeflerden birincisi Türkiye’dir. On hazırlıklar, Cumhuriyet düşmanı hurafe ve sömürü dinciliğine zaten yaptırılmış bulunuyor. Yaşadığımız günler, hazırlık döneminde ekilen fidanların meyvelerinin devşirilmekte olduğu günlerdir. Emperyalizm ve yamakları, olanca gayretleriyle bunu sağlamanın peşindeler ve tabi ki hüsrana uğrayacaklar!. Cennetin en imrendirici tasvirleri su merkezlidir. Nehirler, bazen saf-bal nehirleri olarak tasvir edilir. Cehennemin belirgin özelliklerinden biri de sudan mahrumiyettir. Cehennem bir anlamda, içilecek vasıfta suyun bulunmadığı yerdir. Şu tasvirdeki kahredici susuzluğa bakın: “Ateş halkı, cennet halkına seslenir: ‘Şu sudan yahut Allah'ın sizi rızıklandırdığından biraz da bize akıtın!* Şu cevabı verirler: ‘Allah, o ikisini de, gerçeği örten nankör-zalimlere haram kılmıştır.’* (Araf, 50} Su, Kur’an’a göre, hayatın, mutluluğun, o arada yeşilliğin, ziraatin de esasıdır: “O küfre sapanlar görmediler mi ki, gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık. Her canlı şeyi sudan imal ettik. Hâlâ iman etmeyecekler mi?” (Enbiya, 30)
17 ağustos 1999 depreminden sonra güya yardım mahiyeti adı altında -Arifiye /Hanlıköy- "Tank-Palet Fabrikalarına" yakın bir mıntıkada, geniş bir araziye kurdurulmuştur. ayrıca bir ilk-öğretim okulu da yaptırılmış ve ülkemizin müstemleke haline getirilmesine ivme kazandırılmıştır!.

23 Eylül 2025 Salı

"حاليمه بنت ياچوب"

Bu kadının babası Yakup amcanın 1998-99 yılları arasında S. Arabistan'ın Mekke şehrinde ki evinde kiracısı olarak kaldım, amcanın elektronik ve klima tamir-bakım atölyesi var idi ve orada Yemenli-Malezyalı ustalar çalışırlardı. Bu kızını da onlardan birine vermiş demekki? 1960 larda hac vesilesi ile gelmiş ve suud vatandaşlığı almış iyi bir insan olarak tanıdık kendisini. İmdi kadınlardan emir olur mu? sorusuna gelecek olur isek; Umman da uygulanan haricilerden kopmuş "İbadiyye" mezhebi buna cevaz vermektedir ve gayet kuvvetli ictihat-delil ileri sürerler. Zalim-Fasık sultana itaat edilmeyeceği ve güvenilir bir er kişinin bulunamadığı ortamda, kadının seçimle emir yapılabileceğine cevaz verirler ki, ben dahi görüşleriyle mutabıkım!.

"al baraka" denen "tefeci-bezirgan amerikancıklar" güruhu üzre, Mülahazat - 1 -

Gayr-i milliliğin dibine vurmuş, "Türk" ibaresine ve vatanına düşman suud menşeili (güya) finans kurumu? Kimleri finanse ettiğine bakılırsa durumun vehametinin iğrenç ötesi olduğu anlaşılır? Dört seneyi aşkın bir vakittir oğlumu kürek mahkûmundan beter, "tehdid - şantaj ve mobbing" muamele ile köle gibi çalıştırıyorlar? Askerlik dönüşü ayrılma emareleri görünür iken, çocuğuma nasıl bir baskı şantaj yaptıysalar ki eğer, benden uzaklaştırıp, benle konuşmayacak raddeye getirdiler? Seçim döneminde -Hendekli hempaları- bir "pravakatör-ajan" vasıtası ile seçime müdahale ettikleri ve çocuğumu seçim sonuçlarına (lehime) müdahaleden menettikleri anlaşılıyor? Bu suud-araplarının "paraya-mala tapınmada" mekke müşriklerinden ileri olduklarını bilirdim, lakin bu kadarını tahmin edememişim! Bu "imansız - Allahsız - namussuzlar" gemi azıya almışlar, bop-sarayın "gürcü siyonistiyle beraber" Türk çocuğunu köleleştirip sapıklıklarına manivela-alet etmeye kalkışıyorlar? Haddi zatında sonlarının "kureyza yahudileri" gibi olacağını -domuz gibi- bilirler, lakin Allah(Azim eş Şan)'ın "KAHHAR ve MUNTAKİM" sıfatlarına iman etmezler, hadi bakalım? (AHZAB Hattı / HANDAĞI)

21 Eylül 2025 Pazar

"Tasavvufçulardan İsrailiyat ev Hikayat" (Safi Arpaguş)

Hıyanet işlerine atanan -tasavvufçu- prof. ismini yıllar önce (meslektaşı, Ankara ilahiyattan) Ethem Cebecioğlu hocanın telif ettiği "tasavvuf terimleri sözlüğün" de gördüm deyu hatırlıyorum! O zamanlar tasavvufa merakımız münasebeti ile (altınoluk dergisinde) Hasan Kamil Yılmaz hocayı, (Rizeli) İsmail - Mustafa Kara kardeşleri, hatta F. Gülen'in (tasavvuf terminolojisiyle yazdığı) "kalbin zümrüt tepeleri" adlı kitabını hediye ettiler ve okudum. O zamanlar Ethem Cebecioğlu hoca talebesi (yetişmemizde büyük emeği olan) -üstadımız- Dr. Necati Öztürk hocamıza gönderdiği tasavvuf dergilerini iştiyakla takip ve tetkik ettik. İmdi Bursa ilahiyattan Süleyman Uludağ ve (bilhassa) Mustafa Kara (Alman müsteşrik) Annamaria Şimel (Cemile Alatlı)'nın tilmizinin ve (ingiliz dön(e)me(me) Hamit Algar hakkındaki övücü yazıları tasavvufcular hakkında işgillenmemize sebeptir? Bu kişinin de bilhassa H. Kâmil Yılmaz üzerinden bu gruba dahil olduğunu düşünüyorum? Bu M. Kara denen rizeli, (alaman üstün hizmet nişanesi olan) A. Şimel gâvuru kadına vefatında (eb-cet hesabı ile) "Cenazeye gelen, 3'ler - 7'ler - 40'lar Cemile bacı için, er kişi niyetine dediler?" deyu taltif düzmüştür!. (AHZAB Hattı / HANDAĞI)
İmdi, -merhum- Yaşar Nuri Öztürk hoca da tasavvuf profesörü, (güya) bu za(r)t da? birde "alerbaşın" elini öpüyor, Diyanet "şaaptı baba tekkesimidir" deyu sormak lazım?

16 Eylül 2025 Salı

- 3 -

-Normal Sözlük- "israil" Başlığından; Bu ahval ve şeraitte dahi, imha edilmeleri (kureyza yahudileri gibi) -leşlerinin kuyulara doldurulması- an meselesidir? Bir "Haydar-ı Kerrar" veya (Selman-ı Pak muharebesi galibi) -kıyıcı- "Ali Nureddin paşa" misali er kişinin meydana çıkmasına bakar? "Telef - telef - illâ telef!."(Bi İznillah)

9 Eylül 2025 Salı

-Normal Sözlük- "Türklerin ırkçı olmadığı gerçeği" başlığından;

Dün Akyazı devlet hastahanesine gitmem gerekti (nöroloji doktoruna muayene için). Neyse dolmuşa bindim hastaneye gidiyoruz, minibüsün çoğunluğu (şoför dahil) "kırmançi (-güya- kürtçe)" konuşuyor? Arka sırada yanındaki ile konuşan yaşlı kadın, konuşma arasında "dünya malı, dünyada kalır" cümlesini "türkçe" söyledi ve kırmançiye devam etti? Be kadın, madem konuşmanın hepsini kırmançi konuşamıyorsun ne demeye hala (ısrarla-iştahla) konuşmaya, kime-neyi kanıtlamaya çalışıyorsun? O ara arabaya el etti birisi, şoför de "bu araba değil 10 dakika sonra geçecek olan araba" deyu cevap verdi? Sonrada yanındakine, "attım bir yalan, araba ancak yarım saate gelir, beni niye boşuna durduruyor ki, beklesin şimdi?" dedi. Yanındaki de önce kırmançi, arkada (beni fark edince) Türkçe "neden yalan konuşuyorsun ki?" deyu çıkışı-verdi. Bilhassa "çerkez-gürcü-abaza" kabilecilerin azdırdığı bu "2'ci kanala geçip, Türk milletini rencide etme" namussuzluğu hayra alamet değildir? Elbet bir gün devran döner, hesabını çok acı bir hal ile öderler? (AHZAB Hattı / HANDAĞI)

7 Eylül 2025 Pazar

"BİZDEN ÖNCE GİDENLERE SELÂM OLSUN ERENLER;"

Müteveffa, İbrahim Dünya hocamız ile tanışıklığımız 1985 yılında Hendeğe gelişi ve "Kız Meslek lisesin" de öğretmenliğe başladığı yıllara kadar dayanır. Ben 15 yaşında bir İ.H.L talebesi olmam ve mensup olduğumuz camianın denk düşmesi hasebiyle tanıştık - kaynaştık ve fahri bir talebesi olmak ile müşerref olduk. O zamanların çok canlı siyasi - ictimai - ilmi ortamlarında beraber olduk ve bir hukukumuz oluştu. 1992 yılında S. Arabistana gidişimiz ve orada 25 sene kadar ikame yıllarımızda dahi (izin zamanlarıda da olsa) itibatımızı koparmadık. Taki 2017 yılında vatana ircamızdan sonra İ.H.L. öğretmenliği - idareciliği ve (bir ara) Nene Hatun Orta okulunda ki görevleri münasebeti ile İ.H.L.'de oğlumuz Enes'in, Nene Hatun da ise kızımız Hafizenin Muallimliğini (üst düzey bir yetkinlik ile) ifa etmeye gayret gösterdiğinin şahidiyiz. Bu geçen 8 sene zarfında birbirimizin hayat tecrübelerimizden "ilmi - fikri" birikimlerinden istifade etmeye gayret ettik. Hiç unutmam İmam Hatipte o kadar tanıdığımız bizi bilen o kadar hocalar olmasına rağmen (muhalif duruşumuzdan mütevellit kimse bize itibar etmemişken) -kabileci zındıkların hışmına uğramaktan çekinmeyerek- bir Kur'an'ı Kerim dersine davet etmiş ve talebeleri ile sohbet etmemizi sağlamıştır, bu cesareti - feragati (her türden) takdire şayandır. İki yıldır Bizim de ağır bir rahatsızlık geçirmemiz, Hocamızın da elim bir rahatsızlığa düçar olması hasebi ile (ister istemez) irtibatımızın kopma noktasına gelmesine vesile oldu? 26 Haziran daki İ.H.L. veda ictimaından haberimiz olmadı ve ha bugün, ha yarın ziyaret edelim derken, dün vefat haberini aldık (meal-esef). Ve böyle "MÜ'MİN - MUVAHHİD - MUHSİN BİR ALLAH ERİ"nin Cenazesine "DÜĞÜN-VUSLAT ANINI" müşahade etmek üzre müdahil olduk (ELHAMDÜLİLLAH). "Hocamıza, Allah (Azim eş-Şan) katından azim ikramların mübarek olması niyazı ile; "REFİK-İ ALAYA(YÜCE DOST'A), CENNET BARINAĞINA, DOLU-KADEHE, GÜZEL-NASİBE, HAYATA VE MEMATA" ("Muhaciri - Bende-i Nebi" Yaşar Altındal - AHZAB Hattı/HANDAĞI)

4 Eylül 2025 Perşembe

(HALASKAR - GAZİ'İ - NAMDAR) -SAKALLI- ALİ NUREDDİN PAŞA -HAZRETLERİ- (1873 - 1932)

1924 Meb'us seçimlerinde "Askerlikten istifa etmediği gerekçesi ile) -ezici coğunlukla- chp. adayına karşı "Bağımsız-Müstakil aday olarak" kazandığı vekilliği tescil edilmemiş, akabinde yapılan 1925 ara seçimlerinde (diğer 2 aday "birer oy" almasına rağmen) kalan 298 oy'un tamamını alarak meclise girmiştir. (Acizane - bizde) 100. Sene sonra aynı kaderi paylaşıyoruz!. Allah (Azim eş-Şan)în inayetiyle -GAZİ PAŞA Hazretlerinin- "BÖLÜCÜ VATAN HAİNLERİNE, ARSIZ-HIRSIZ-NAMUSSUZLARA" karşı giriştiği "KIYICI - TAVİSSİZ mücadelemizi" devem ettireceğiz!. (AHZAB Hattı/HANDAĞI)

3 Eylül 2025 Çarşamba

- Normal Sözlük - "31 mart 2024 mahalli seçimleri" Başlığından;

(Seçime 10 gün kala "ağır bakıma kaldırıldığım gün") Hendek de yapılan anketi birkaç hafta önce fark ettim ve bunun üzerine nasıl bir "tahrif-manipülasyon" yapıldığını yorumlamak vacip oldu!. İmdi seçimi kaybeden ve (güya) kazananın belediye meclis oyu; 15 bin (küsür) - 15 bin (küsür) 3'cü Chp. 10 bin (küsürsüz), 4'cü Yrp.'nin 4 bin (küsürsüz) .. vs. oy aldıkları ve benim (meclis adayım olmadığı halde) bly. başkanlığı seçiminde de 42. (kırk iki) oy aldığım iddia edilerek son sırada gösterildim? 25. meclis üyeliğinin 8. adeti (kaybeden) mhp-akp ittifakına verildi, 8. adeti de (güya kazanan veya kayyum atanan) Bbp.'li (kaybedenden bir önceki akp'den aday yapılmayıp -sonradan da-, "büyük birliğe itelenen") i. püsküllübela yamyamına tahsis edildi? 5. adeti ise chp'nin aldığı (veya aldırıldığı) 10. bin oya tahsis edildi? ve 13.kişilik bbp.-chp. bldye. meclis çoğunluğu doğdu? Yrp. (Yeniden Refah) bldy. bşk. seçimlerinde 4000 oy aldığı ilan edilmesine rağmen (2. meclis üyesi verilmesi gerekirken) hiç üye kazandırılmadı? Yani seçimlere dönük (bize karşı) çok aşırı bir tahrip ve saptırma olduğu aşikardır? Memleketimizde -tekrar- adalet tesis edildiğinde, (tarafsız) hakim karşısına çıkacaklar, eğer zerre kadar haysiyetleri-cesaretleri varsa -seçimi tekrarlayıp- "o çarpı işareti bastığım müsrif-yamyamın yerine" kolunu havaya kaldıran "bop.-saray zalimini" aday yapsınlar ki, (bu halimizle dahi) dünyanın kaç bucak olduğunu gösterelim? (Ankette, seçime 10. gün kala -ağır bakıma düşmemizden istifaden- % 1 oy alanlar gösterilirken, % 9.3 gibi büyük bir oran "Diğer-kararsız" olarak gösterilmesini dikkatinize arz ederim!.)

26 Ağustos 2025 Salı

"TÜRK SOSYALİZMİ" üzre mülâhazat; -1-

Niyazi Berkes hoca, altmışlar da ortadoğuya, kuzey afrikaya, bilhassa Mısır'a yaptığı ziyaretlerde (Ziya Gökalp'ın da yakın arkadaşı) -türkiyeli arap milliyetçisi- Satı el-Husri ile yaptığı mülakatları naklediyor? baas'ın kururucularından mişel eflak gibi hıristiyanların "islam arabın ruhudur?" derken, Satı el-Husri (seküler arap milliyetçiliğinin belkide ilk temsilcisi olarak) İslamı arap milliyetçiliği ile örtüştürmemiştir. "arap mıllıyetçısı-sosyalist" bazı gayr-i müslim unsurlar, İslam'ı milliyetçilik-sosyalizm içinde eritmeye kalkıştı ve hayli başarı oldu?!. Bu sebeple bunu "aks'el amel" ile türkçülük üzerinden milliyetçiliğimize yedirmeye çalışanlar buğün dahi başımızın belâsıdır? Dr. Hikmet Kıvılcımlı gibi münevverlerimiz halkçılık ile soysalizmi - İslam'la örtüştüren "milli-manevi-ilmi" bir ideoloji olarak vâz etmiştir. Berkes hoca, "Arap-Nasır sosyalizmi ideoloğunun" da bir -Türk kökenli- subay olduğunu anlatır ve onunla bu meseleleri uzun-uzadıya konuştuğunu söyler. Fil hakikâ, "Türk sosyalizmi" de milli-dini-ilmi hakikatlerden ayrı düşülemez. "Türkçülük" denen akım, "HAÇLILARA VE SİYONİZME HİZMETTİR" asla "Türk Sosyalizmi-Milliyetçiliği" ile anılamaz!. (AHZAB Hattı / HANDAĞI)

"TÜRKİYE'DE MİLLİYETÇİLİK: SOSYALİZMDİR" (Dr. Hikmet KIVILCIMLI)

“Türkiye’de de, işçi sınıfımızın bayraklaştırdığı bir çok Sosyalistler, burjuva aydınları oldular. Daha tipik örnek: Türklere türkçülüğü öğreten Ziya Gökalp en katışıksız burjuva ideoloğu idi. Ömrünün sonunda tüm düşüncelerinin muhasebesini dürüstçe yapar yapmaz, ne buldu? Nice kafasını işletmeyen sağcıya ve şarlatan solcuya (hele Kadroculara) parmak ısırttı: Türkiye’de sosyalizmden başka gerçek milliyetçilik olamıyacağını sezdi ve bu doğruyu açıklamakta sakınca görmiyen bir sosyalist olarak öldü. Milli Kurtuluş hareketimiz, Mustafa Kemal’in unutulmaz deyimi ile: ‘EMPERYALİZME VE KAPİTALİZME KARŞI’ çıktı. Kapitalizme karşı olan ilericilik: SOSYALİZM’den başka ne olabilirdi? Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kotarılan ilk ‘HALKÇILIK PROGRAMI’ bilinen, Sosyalizm sözcüğünü ‘HALKÇILIK’ diye tercüme etmekten başka bir şey değildi. Kapitalizmin bir başka düşmanı daha vardı. Derebeğilik gericiliği, Kuvvay-ı milliyeci Mustafa Kemal’in Derebeği veya gerici olduğunu kimse iddia edebildi mi? Hayır. Türkiye’de Sosyalizm düşmanlığı, Modern Toplum düşmanlığı oldu; ülkemizi dünyanın en geri derebeği artığı durumuna sokmak istedi. O yüzden, Türkiye’de, Babil çağından kalmış Tefeci-Bezirganlığın, Finans-Kapital köleliğine karşı MODERN TOPLUMU savunmak, Tarihin bir cilvesi olarak sosyalistlere düştü. Batıda modern KAPİTALİZM’in gerçekleştirdiği VATANSEVERLİK ve MİLLİYETÇİLİK, Türkiye’de sosyalistlerin boyunlarına borç oldu ve oluyor.” (SOSYALİZM anlayışımız nedir?) “Bilimsel Sosyalizm Dogmatizm (NASSI KAATI’cılık) değildir. Batıda Sosyalizm adı verilen şey Türkiye’de İKİNCİ KUVVAY-I MİLLİYECİLİK(Türk Sosyalizmi, "İLİM ve AKL-I SELİM" yolu)'dir."

24 Ağustos 2025 Pazar

-Normal Sözlük- "Yazarların Askerlik Fotoğrafları" Başlığından;

Sene 2006 - Burdur (57'ci topçu alayı) bedelli; manganın bir çogu Faransa'dan, Yanımdaki Osmaniyeli Astsubay, (sol başta ayakta, manganın en uzunu) M. Doruk -Amerika- lokanta da müdür, alamancılar ağırlıkta vs... Sizde fark ettiyseniz amerika'dan gelenler onlara şeklen de benziyor? -Sözüm ona- "Türk ırkını ıslah edicilerin" mel'aneti olsa gerek? Takdir edersiniz ki "Fato yapılanmasının" -en civcaklı- zamanları!.

-Normal Sözlük- "Türk'ün Ateşle İmtihanı" Başlığından;

"kitabı 10-12 sene önce satın alıp okumuş idim, lakin birine verdim bir daha geri gelmedi! hatırımda kalanlar ve anladığım kadarı ile gaziyle ters düşmeleri kadının, kara vasıf, çürüksulu mahmut(gürcü-hendekli) ve hatta ismet inönü ile beraber amerikan müzaharatı(mandası) taraftarı olmasıdır? meseleyi -amerika'dan damızlık erkek getirerek- türk ırkını ıslah etme teklifine kadar vardırmışlardır? yüz bulamayınca (kocişi adnan adıvar ile) yurt dışına çıkmak (dr. rıza nur gibi) zorunda kalmışlardır. kitabın orjinali ingilizce(amerikanca) yazılmıştır ve ne yazık ki gazi'nin vefatından sonra ismet inönü üzerinden ülkemizi "amerikan işgaline" açmışlar ve bu işgal içinse "türk milletinin tabutuna son çiviyi çakmak"da -açılım masası denilen- "vatansız - namussuz - mel'unlara" kalmıştır? lanet başlarına!."

23 Ağustos 2025 Cumartesi

- 12 Ağustos 2025 - HABER HENDEK / HANDAĞI

"Sorsan Hendek bld. seçimlerini kim kazandı? Bbp.'den İ. Püsküllübela (Ali İnci) yamyamı derler! Hakeza işin aslı / esası ne imiş bu resimden anlamak için süper zekaya ihtiyaç olmasa gerek? Bizim anlattıklarımıza burun kıvıran, hatta alay eden tezekler -zahmet olmazsa- bir izah lutfetsinler? Sorsan Bizde -Müstakil aday olarak- "42 (yazı ile) kırk iki" oy almış idik? Dini - imanı, Allah'ı - kitabı "MENFAAT-RİYA" olan vatansız-namussuz karaktersizlik tam da böyle bir şeydir?"

19 Ağustos 2025 Salı

"KUR'AN'A VE EHL-İ BEYT'E HİZMET;"

Hafize kızımızın bu sene mezun olduğu kurs olması hasebiyle genel anlamda memnun olduğumuz eğitim-öğretim kurumu. İsrafa, savurganlığa dikkat ederek yollarına devam etmelerini dileriz. Şüphesiz ki Ķur'an''a hizmet edenler dünya- ahiret mahzun olmayacaklardır. (AHZÂB Hattı / HANDAĞI)
Akyazı Şehit Mehmet Çelik Kur'an Kursu, 2025-2026 eğitim-öğretim dönemi için 14-17 yaş aralığındaki kız öğrencilere yönelik kayıtların devam ettiğini duyurdu. Kurs, tamamen ücretsiz olarak sunduğu kapsamlı eğitim programıyla dikkat çekiyor. (Akyazı Haber)

15 Ağustos 2025 Cuma

EN ŞERİR MAHLÛK: "MÜRAÎ TİP"

Müraî, sadece inanç tiplerinin en şeriri değildir, o aynı zamanda mahlûkların da en şeriridir. Çünkü müraî, Hz. Peygamber tarafından Allah düşmanı ilan edilmiştir. Allah düşmanından daha şerir bir mahlûk tasavvur edilebilir mi? Bu tipi tanımlamakta çok zorluk çekeceğimizi itiraf edelim. Çünkü bu tip bugüne kadar gündem yapılmamıştır. Belki de gündem yapılması, yolu Mâûn suresine çıkaracağı için savsaklamaya gidilmiştir. Bu tipi tanımlamak için Mâûn suresini iyiden iyiye irdelemek gerekir. Müraînin sözlük anlamı olan 'riyakâr’ tabiri kullanılarak işin içinden çıkıldığını görüyoruz. Oysaki Mâûn suresi yepyeni ve diğerlerinden tamamen farklı bir ‘inanç tipi’ ortaya koymaktadır. Riyakâr kelimesi bu tipi tanımlamaya yetmez. Mâûn suresi verilerine dayanılarak bu tipin şöyle bir tanımı yapılabilir: "Müraî, inanç durumu menfaatlerine göre sürekli değişen kahpe tiptir." Müraî tipin taşıdığı temel inanç tutarsızlıkları şunlardır: 1.) Görünürde inanmışlık, 2.) İbadete, özellikle namaza devam, 3.) Riyakârlık, 4.) Din ve ibadetle sağladığı itibarı halkın malını, özellikle kamu kaynaklarını talan etmek için kullanmak, yani çıkarcılık. Müraî tipi geleneksel 4 tipten ayıran, çıkarcılıktır. Müraî tipin esas Tanrısı, çıkarıdır. Münafık bile çıkarı peşinde olmayabilir. Müraî ise hiçbir çekincesi, hiçbir korkusu ve kaygusu olmaksızın sırf daha çok menfaat sağlasın diye yalana ve riyaya başvurmaktadır. İşte Allah’ı öfkelendiren ve müraîye lanet yağdıran budur. Bu unsurları dikkate alarak müraî tipi ‘nitelikli müşrik’ olarak tanımlayabiliriz. Çünkü bu tip, riyaya bulaştığı için otomatik olarak gizli şirke batmaktadır ama müraî, şirkinde de samimi değildir. Böyle olduğu içindir ki ‘müraî, sıradan bir müşrik değil, nitelikli bir müşrik’tir. Kur’an Mâûn suresiyle öyle bir maske yırtıyor ki, arkasından namazlı-niyazlı ama şirkin en rezil çukuruna yuvarlanmış ve Allah tarafından lanetlenmiş korkunç bir tip çıkıyor. Özetleyelim: Allah düşmanlığının kurumu olan şirkin en kahpe mümessilleri Mâûn suresinin tanıttığı müraîlerdir. Bunun içindir ki, biz şuna inanmaktayız: Mâûn suresinin mesajı layıkıyla tanınmadan Kur’an’ın dinini tanımak ve o dinden yararlanmak mümkün değildir. MÂÛN SURESİNİN LANETLEDİĞİ DÖNEK TİP: MÜRAÎ Mâûn suresinin dinciliğe vurduğu darbeden korunmak için tedbir alanlar, bu surenin tanıttığı en şerir tip olan müraî (riyayı meslek edinen) tipi hep sakladılar. En şerir tip olarak münafık tipi öne çıkardılar. Oysa ki, Mâûn suresinin tanıttığı müraî tip münafıktan çok daha tehlikeli ve zararlı bir tiptir. Münafık, başkalarına karşı ikiyüzlü ise de kendi içinde samimidir. Yani münafık, inkârını içinde saklayarak dışa karşı mümin olduğunu söyler. Müraî ise kendi içinde de samimi değildir. Çıkarı elverdiği ölçüde ve sürece inanmış görünür, inanmışlıktan daha fazla yarar sağlayacak bir durum zuhur ettiğinde, içindeki inancı kaldırıp atar. Müraî. öylesine pis bîr karakterdir ki. onun için ne inanmak diye bir mesele vardır ne de inanmamak: onun için tek mesele vardır: Daha çok dünyalık kazanabilmek. Daha çok dünyalık kazanabilmenin en rahat ve risksiz yolu Allah ile aldatmak olduğundan müraîler daima dinciler arasından çıkar. Bunun içindir ki Kur’an, mürailik meselesinde daima dinciliğe ve din-baronları sınıfına gönderme yapmaktadır. Müraîyi Türkçe’de en iyi tanıtacak tabir, öyle sanıyoruz ki, ‘DÖNEK’ tabiridir. Açık inkarcıda döneklik olmaz. İnanmadığını mertçe söyler, sonuçlarına katlanır. Münafık bile durmadan dönmez; onun da iki hali vardır: Dışarıya karşı inanmış görünmek, kendi içinde inkarcı olmak. Yani münafıkın samimi olduğu bir şey vardır: İmansızlığı. Ama bunu saklar. Müraî ise hiçbir samimiyeti olmayan, çıkar ve hesaba göre durmadan dönen bir kahbedir. Kur’an’ın verilerine dayanarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: İçlerinde çıkarcılık saklayanlar, içlerinde inkâr saklayanlardan daha tehlikeli ve daha alçaktır. Mâûn suresi, insanlığın bir türlü kavrayamadığı veya kavramak istemediği bu sarsıcı gerçeği tüm bağlantılarıyla tanıtan eşsiz bir beyyinedir. Bunun içindir ki, Allah ile aldatanlar . Mâûn suresinin adı geçince fenalaşırlar, kimyaları değişir ve Mâûn mesajını gündem yapan kişiye kudurmuşçasına saldırırlar. Çünkü bu mucizeler mucizesi sure onların kirli, kanlı, zalim maskelerini yırtmakta, o maskenin arkasındaki haramla beslenmiş nursuz-ufuksuz suratı ortaya çıkarmaktadır. Unutmayalım ki, riyakârlıkları menfaatçılığa dayananlar, Kur’an’a göre, en tehlikeli, en zararlı mahluklardır.(KUR'AN'IN YARATTIĞI DEVRİMLER)

8 Ağustos 2025 Cuma

"DİNCİ DİNSİZLİK - 2 -"

‘Dinci dinsizlik’ kavramına, benim bildiğim kadarıylaer veren tek kitap Kur’an’dır. Ve yine bana göre, böyle bir kavramın kullanılması, insanlık tarihinin, özellikle dinler tarihinin en büyük devrimidir. Dahası var: Kur’an, dinci dinsizliği tanıtırken, o kendine özgü gerçekçilik, samimiyet, tutarlılık ve insana saygıya bağlı kalarak kendisinin mensup olduğunu iddia eden yalancı kahpeleri örnek veriyor. Hiçbir korumacılık,tarafçılık, ikiyüzlülük yapmadan. Dinci dinsizlik kavramının kullanıldığı sure Maun Suresi’dir. Kur’an burada, muntazam namaz kılan yani görüntü ve resmiyet itibariyle ‘mükemmel’ sayılabilen bazı insanların bazı kötülükleri yüzünden dinsiz-imansız inkarcılar olduğunu, bu örtülü dinsizlerin namazlarıyla bile lanetlendiklerini bildirmektedir. Maun Suresi’nin insanlık dünyasına tanıttığı dinci dinsizliğin temel göstergeleri de sarsıcı birer ibret dersi taşımaktadır ve şunlardır: 1.) Yetimi yoksulu itip kakmak, yoksulların toplumsal servetten pay almalarını özendirmemek yani paylaşımı engelleyerek kitlelerin sefaletine sebep olmak. Bugünkü dile çevirirsek, sosyal devleti yok etmek veya işlemez hale getirmek. 2.) Bütün bu kötülükleri yaparken bir yandan da muntazam namaz kılmak, 3.) Riyakârlık yani ikiyüzlülük yapmak, 4.) Kamu hak ve imkânlarının gitmeleri gereken yere ulaşmalarına bir biçimde engel olmak. Bu engel olma o imkânları çalıp çırpmak şeklinde olabileceği gibi, çalıp çırpanlara seyirci kalmak şeklinde de olabilir. Maun Suresi bu iki şeklin her ikisini de lanetliyor. Kur’an, ‘dinci dinsiz’ tiplere, Müslüman muamelesi değil, ' Anadolu dinci dinsizliğinin saltanatı. Bir tarih terimi olarak engizisyon, din adına saltanat kurmuş binlerinin güdümündeki mahkemeleri ve bunları kotaran çıkarcı Allahsızların zulümlerini ifade etmek için kullanılır. Bu dincilik zulmünün Batı’daki ana vatanı İspanya, kofanaları ise dinci dinsiz kilise babalarıdır. Engizisyonun kelime anlamı ‘soruşturma’ demektir. O halde din adına soruşturmanın bulunduğu her yerde engizisyon var demektir. Soruşturmanın, engizisyon mahkemelerinde yapılmaması işin esasını değiştirmez. Engizisyon ortaçağda, Katoliklerde kilisenin dayattığı inançlara karşı gelenleri cezalandırmak için kurulan Katolik kilisesi mahkemelerinin adıdır. Meseleye dinci dinsizliğin insanlığa, özellikle gerçek dindarlara yaptığı zulümlerden bakarsak, engizisyonun tarihi Batı’dakinden çok önceye gider. Anavatanı da Emevî halifelerinin egemen oldukları Müslüman coğrafyalardır. Başka bir deyişle, meleye kavramsal ve işlevsel zeminde bakarsak, engizisyonun öncüleri Emevîlerdir. Bu demektir ki, esas engizisyon, Batı’dakinden yaklaşık 7 asır önce Arap-Emevî zorbalarınca Müslüman dindarlara uygulanmıştır. Bu Emevî engizisyonundan en büyük kahrı çekense İslam düşüncesinin aşılmamış hukuk dehası ve Müslüman tarihte akılcılığın öncüsü olan İmamı Azam Ebu Hanîfe’dir. Şöyle veya böyle, tüm engizisyonlarda, din ekipleriyle siyaset ve yönetim ekiplerinin el ele vermesi kaçınılmazdır. Birinden biri yan çizerse engizisyon uygulanamaz. Zulmün en kanlı kurumu olan engizisyonun her kanadında soruşturma daima kutsala vekâleten yapılır. Zulüm omurgası da işte bu ‘kutsala vekâlet’ kavramıdır. Hıristiyan engizisyonu bunu Tanrı’ya vekâlet, Emevî engizisyonu ise Peygamber’e vekâlet (halifelik) olarak yürüttü? ‘Peygamber’e vekâlet’ kurumu kabul edilen hilafet, engizisyonun Emevî sistemindeki dayanağıdır. ("KUR'AN'IN YARATTIĞI DEVRİMLER")

1 Ağustos 2025 Cuma

3 Ağustos 2025 Bursa Türk milliyetçileri mitingi; -2-

"TÜRK MİLLİYETÇİLERİ, (ZAFER PARTİSİ.., vb.) NATO-GLADİO ARTIĞI, SİYONİST-DESTEKÇİSİ KLANİSTLER İLE ASLA İTTİFAK ETMEMELİDİR!." (AHZAB Hattı / HANDAĞI)

31 Temmuz 2025 Perşembe

"3 Ağustos 2025 Bursa Türk milliyetçileri mitingi;"

İyip. tarafından düzenlenen "Milliyetçi Kongre Derneğince" desteklenen miting. Bu netameli günlerde "Tür k ürt milliyetçilerince" ivazsız - garazsız -tüm gücümüz ile- desteklenmeli ve bu menhus gidişata dur denilmelidir!. (ilk pankart teklifimizi sunalım, peşi gelecek İNŞAALLAH;)
(Mitinge "BÖLÜCÜLER TARAFINDAN" saldırı yapılacağı tehdidinde bulunanlara;) Bu topraklarda kendini "TÜRK POLiSi-JANDARMASI-iSTiHBARATCISI" olarak tasvif eden(VASIFLANDIRAN)" hiç bir kimse kendisinin; "ABD-iSRAiL AJANI" olduğunu ikrar etmeden "BiZLERE (Tür k ürt Milliyetçilerine)" -el kaldıramayacak, saldıramayacak- "TEVKiF EDEMEYECEKTiR!." (İlaveten;) "Dua etsinler de gökten kemik yağsın?." Kabul olmayacak duaya ancak, it-köpek amin der!.

29 Temmuz 2025 Salı

- 10 - "VATANSIZ - NAMUSSUZ ZALİMLERE YANLIŞ YAPMAYA DEVAM EDİYORUM?!."

2017 Mart'ın da Vatanımıza ircamızın akabi (Nisan ayı Türkiyeyi yıkım referandumundan sonra) üç ay müddet (Mayıs-Temmuz-Ağustos) evimize yakın bir markette çalışmaya başladım! O zamanlar ekmek birim fiyatı, 1.25 krş. idi ve adam beni 500 tl. yevmiye + öğle yemeği + sigorta'ya çalıştırabiliyor idi ve sadece yevmiyyem 400 birim ekmeğe tekabül ediyordu!. Gelelim günümüze; iki aydır bir fırında (aynı markette olduğu gibi) kasada satış yapıyorum ve bana verilen yevmiye 750 tl.(15 tl.'den 50 birim ekmek mukabili) hadi yemeği geçtim "SİGORTAMI DAHİ" yapacak durumları olmadığını hissetmem üzre iki hafta önce (bir bahane ile) işten ayrılmak zorunda kaldım? Bu 8. senede sadece Yevmiyye'yi (UMULE - İŞÇİLİĞİ) baz alsak bile kaybımız; 350 birim ekmek yani 15 x 350 = 5250 tl.'ye tekabül etmektedir!. İMDİ SORUYORUM; RÜŞVETE - KAMU MALINA - HAKSIZ KAZANCA (UMULE-İŞÇİLİK-HEDAYE BAHANESİ İLE) YUMULAN, YEMEKTEN, ÇAR-ÇUR ETMEKTEN KAÇINMAYAN "VATANSIZ-NAMUSSUZ, YABAN-DOMUZU SÜRÜSÜ ZALİMLERE YANLIŞ YAPMAKTAN İMTİNA MI ETMELİYİM??." (AHZAB Hattı / HANDAĞI)

27 Temmuz 2025 Pazar

- 9 -

-Ulu süzlük- "diyanet in mekke sorumlusuna rüşvet soruşturması" Başlığından; bu kahraman-Çorumlu kişiyi bilirim. Diyanetin hac ve umre otellerinin kiralanmasından sorumlu komisyonun başında idi ve (araplardan) kiraladığı bina başına "umule (işçilik?)" adı altında rüşvet alınmasını "Hedaye alınmasına cevaz veren?" hayrettin karaman fetvasına bağlamış idi. Ve bu mel'ûnlar rüşveti hediye (umule) almaya te'vil ettiler. -nasıl olsa- Fetva sağlam yerden? 270 bin dolardan bahsediliyor ki bu tezgahın ufak bir kısmı, milyon dolarların döndüğüne kaniyim ve A. Daştanbek yanlız yemez kustururlar? büyük baş din baronlarının payını biraz kıstı ise demek, ayaklarına dolandı nonoşun? (AHZAB Hattı / HANDAĞI)
2013 yılında su kazanı firmasından ayrılmak zorunda kalınca bir tanıdık vasıtası ile bu hıyanet şebekesi de şoför arıyor imiş iş başvuru yaptım, allem-kullem bizi aralarına almadılar (Elhamdülillah). Din-don ataşesi (Abdül-ingiliz Gül'e yakın addedilen) -Kütahyalı- Süleyman denen bir münafık BEL'AM işe takoz koydu (nedir la ha bu Sülüman'lardan çektiğimiz?) lanet kafalarına!.

24 Temmuz 2025 Perşembe

- 8 - (ZULME BOYUN EĞMEK KÂRIMIZ DEĞİL!.)

"BU DARBE ZALİMLERİ HELÂK EDER Mİ? ELBETTE Kİ (Bİ-İZNİ TEÂLÂ), DAHA TOPARLANAMAZLAR, MÜNTAKİM OLAN (AZİM EŞ-ŞAN) ZALİMDEN İNTİKAMINI MUHAKKAK ALACAKTIR. DUAMIZ İNTİKAMINA BIZLERİDE MEMUR ETMESİDİR (İNŞAALLAH ER-RAHMAN)."

16 Temmuz 2025 Çarşamba

13 Temmuz 2025 Pazar

"TAM İSTİKLÂL MASASI - 5 -"

Garip bir hal, (Selo) bu açılım zırvalarından uzak tutulmaya çalışılıyor ve buna rağmen Türk tesanütüne yaslanması, "milli-yerli bir tavır" takınması ümidindeyiz. Buraları okuyor ise 2015 yılında başımdan geçen bir hadiseyi nakl edeyim! Medineye taşıdığımız ilk yıl Mekke'den bir tanıdığımız kanalı ile Cidde de mebran imalatı yapan (sonraları öğrendiğimize göre) bir örgüt(pkk) iştirakı fabrikadan "satış-tahsilat" işi teklifi aldım. Neyse orada görevli Medine'den komşumuz Süleyman adlı kişi ile beraber Batmanda da fabrikası olan Yusuf adlı fabrika sahibi veya mütevellisi kişi ile Ciddedeki evine görüşmeye gittik, (Anlaşıldığı üzre yine örgüt iştirakı bir lokantadan) kebaplar geldi yenildi - içildi ve Yusuf bey sadede geldi; "bu iş için Mısırlı bir eleman" bulduklarını zikrederek bizi boşa çıkardı? Bunun üzerine Mekke'den aracı arkadaş ile geri döndük. Bir kaç hafta sonra bizede iş verecekleri vaadi ile tekrar çağırıldım ve bunun üzerine Medine'den kendi arabam ile 450 km yol yaparak Ciddeye gittim, bayileri gezdik velakin bana kalacak oda-mekan tahsis edemedikleri için tekrar geri dönmek mecburiyetinde bırakıldım? Bu sefer bir-kaç ay sonra fabrikanın yanına konteyner ev yaptıklarını taahhüt ederek tekrar çağırdılar, ikna olup tekrar yola düştük ve Ciddiye vardığımızda gördük ki hakikaten konteynırı yüksekçe bir demir iskele üzre koymuşlar lakin bu seferde çıkacak merdiven yok? (Kürtçü) Süleyman -komşumuz- "-abi bir-kaç gün Habeşli-zenci işçilerle kalıver, o zamana kadar merdiveni kurarız taahhüdü üzre çalışmaya başladık? Bu arada Mekkede hac evinde kalan Yusuf beyi de ziyaret edip işimizin ana hatları direktifini aldık, Mısırlı muhasebeci ve benim yanımda Süleymana; "Sen paraya el sürmeyecek ve tahsilat işini tamamen (beni işaret ederek) hacı Yaşar'a devr edeceksin" direktifi verdi ve Ciddiye döndük. Bir gün, iki gün, üç gün derken baktım ķi ne bizim merdiven kuruluyor ne de satışa-tahsilata yaklaştırılıyoruz? Süleyman ağa eski tas, eski hamam misali estiriyor? Bir gece yarısı (bitin-pirenin içerisinde uyumaya çalışır iken aşağıdan müzik sesi ile karışık çağırıldığımı işittim! Baktım "arkadaşım eşşek" şarkısı eşliğinde Süleyman efendi bize yemek getirmiş, gecenin yarısı? 15 milyon riyal(4 milyon dolar) para harcayacaksın, sonra da (sırf Kürtçü diye) 1500 riyal maaş tahsis ettiğin bir "hırsız-müptezelin" eline-insafına koca fabrikayı bırakacaksın? Olacak iş mi, tabi ki değil? Bak Selo, diyeceğimiz odur ki, bu "gıllı-gışlı" işlerle bu tezgâh dönmez, bir defa bu gâvurun soktuğu aklı reddedeceksin ve hısızın-yolsuzun Kürdü-Türkü olmaz diyerek aklını başına devşirecek aziz milletimiz nezdindeki tesanüte(dayanışmaya) iltihak edecaksın? Anlata-biliyoruzdur, İnşaAllah!. (AHZÂB Hattı/HANDAĞI)

8 Temmuz 2025 Salı

"TAM İSTİKLAL MASASI - 4 -"

Gerçek Önal'dan / 14 Haziran 2025 13:32 (Ciddi bir iddia;) Nihat Genç'i radyasyon vererek kanser eden ergenekon terör örgütü ve Behiç Gürcühan takımıdır. Dost bildiği Erdem Atay'lar, Serkan Öz'ler radyasyon vere vere kanser ettiler abilerini. Zira emir büyük yerden Ferit Şahenk'ten geliyordu. Ferit Şahenk'in babası Ayhan Şahenk'in karanlık geçmişi Uğur Mumcu suikastine kadar uzanır. Ankara yenimahalle 25 mart mahallesi atakent sitesi c1 blok no 16'daki mikrodalga radyasyon silahıyla insanları kanser eden çete mensuplarını da deşifre ediyorum.
Bu topraklarda natoya - amerikaya tapılırken, "amerikan köpekleri" adında kitap yazabilen bir yiğit - korkusuz vatan aşığı adam ve (canını dişine takarak, can havliyle kurduğu) "Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisin'den amerikan köpeklerini" temizleyeceğiz(Bİ-İZNİLLAH). (AHZAB Hattı / HANDAĞI)

18 Haziran 2025 Çarşamba

"TAM İSTİKLAL MASASI - 3 -"

-Bir zamanlar- "(Niğde) Bor'un pazarı geçende, -ÇILGIN EŞEKLERİ- Niğde'ye sürer iken?"
(Ü. Özdağ yüzsüzlük ve utanmazlığı;) -Birde kimse beni sevmiyor, demez mi?- "Maduriyet kasıp, Türk milliyetçilerini peşine takmayı denedikleri "natocu-gladyocu-siyonist, -capon balığı- haşlak!" Türk milliyetçilerinin "şaapılmadık bir kulak arkaları kalmış" onu da bu klanist yamyama mı düzdürecekler? Yürrüüü taş arabası köprü altına geçen arabaları saymaya?" (Ahzab Hattı / HANDAĞI)