24 Nisan 2026 Cuma

"BEŞTEPEYE FİRAVUNU GÖMME TÖRENİ?"

Yıl 2007, Yer: ABD. Türk General, üst düzey ABD'li yetkililere üç film izletti. Filmlerde ABD askerleriyle PKK'lıların açık işbirliği görülüyordu. Türk General, bu ilişkinin kabul edilemeyeceğini ve Irak'ın kuzeyinde bir devletin kurulmasına verdikleri desteğin Türkiye'nin çıkarlarıyla çeliştiğini söyledi. General, bunun sonlandırılması gerektiğini net bir dille ifade etti. ABD'li yetkililer şaşırmıştı. Türk Generalin konuşmasından sonra ABD'li bir Senatör yanına yaklaştı ve şunları söyledi: "Bu tutumunuzla çok çetin bir yola girdiniz General. İşinizin çok zor olduğunu söyleyebilirim." Sonra mı? Bakın o Generalin başına üç yıl sonra neler geldi... Yıl 2011. Tutuklanan Albay cezaevine giderken şöyle haykırıyordu: "Ülkemizde pusuya düşürüldük. Sakarya Savaşı'nda ordunun yüzde 40'ı kaçtı. Diğerleri ise savaştı. Ben kaçmayıp savaşan bir dedenin torunuyum! Bu pusuyu kuranlar, Sakarya'da kaçanların torunlarıdır. Onlarla savaş şimdi başlıyor!" Mustafa Önsel, "Silivri'de Firavun Töreni" kitabıyla Milli Ordunun tasfiye sürecine çarpıcı yaşanmışlıklarla ışık tutuyor ve ekliyor: "SAKARYA SAVAŞI DEVAM EDİYOR..."
Beşiktaş’ta sırtlan pususu devam ediyor: “Ey komplocular! Zalimsiniz siz, zalim! Hatta katilsiniz. Bilin ki, sizden çekinmiyorum. Çünkü ben, atalarımın vatanlaştırdığı bu toprakları, sizin anlayamayacağınız kadar büyük bir tutkuyla seviyorum. Biz buna kara sevda diyoruz. Vatan; anamın sıcak çorbası, babamın küçükken başımı okşadığındaki elinin sıcaklığı, tarlalarda, fabrikalarda emeğiyle çalışan insanımın nasırlı elleridir. Vatan; taksim gezi parkındaki ağaçlar, hes’lerle yok edilmeye çalışılan ırmaklar, ABD’lilerin at oynatamadıkları tek deniz olan Karadeniz, Konya’daki kıraç toprak, Edirne’deki Selimiye Camii’dir. Bu kara sevda uğruna hürriyetten de, candan da geçeriz, bilesiniz. Ülkemdeki hukuka olan inancımı, insanlığa olan sorgusuz güvenimi, masumiyetimi, çocuklarımızın bu ülkenin adaletine, yönetenlerine ve geleceğe olan inançlarını öldürdünüz. Bizi zindanlara kapatarak susturmaya çalıştınız. Ancak susmadık, susmayacağız. Boşuna uğraşmayın! Sesimiz hep kulaklarınızda yankılanacak. Kulaklarınızı tıkayacaksınız yine yankılanacak, tıkayacaksınız yine yankılanacak, tıkayacaksınız yine yankılanacak…” “O kadar çok düşünüyor, o kadar çok üretiyor ve o kadar vatansever ki, onu niye üniformasından koparıp zindana tıktıklarını her yeni kitabında daha iyi anlıyorum. Beşiktaş’ta Sırtlan Pususu’yla tarihe ‘balyoz’ indiren Önsel, bu kitabında da ‘kumpas kurulurken hepiniz oradaydınız’ diyor.” (MÜYESSER YILDIZ)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder