29 Mayıs 2026 Cuma

"Melheme-i Kübra" En Şiddetli Evresinde;

Sana düşman bana düşman, 'DÜŞÜNEN İNSANA DÜŞMAN'. Vatan ki bu insanların evidir, sevgilim onlar "VATANA DÜŞMAN!."

20 Mayıs 2026 Çarşamba

"BU TOPRAKLARIN GÖRDÜĞÜ (İLK) "HAKLI - HAKİKATLİ ADAM" GAZİ (Hz.)'nin AZİZ HATIRALARINA;

Dün Salı pazarı yerine (19 Mayıs 1919 - 2026 107. YIL MÜNASEBETİYLE;) -TAM- "İSTİKLÂL MASAMIZI" TAŞIDIK, KUTLU OLSUN. (AHZAB HATTI/HANDAĞI)

17 Mayıs 2026 Pazar

- 3 -

Bu mabet; "RÜŞVET PARALARI İLE" yani -HARAM PARALARLA- yaptırılmış bir "MESCİD-İ DIRAR(ZARAR VEREN!)"hükmündedir ve bir mescide "ÖLÜMLÜ BİR KUL İSMİ" asla verilemez, "ŞİRKTİR - KÜFÜRDÜR - BÜHTANDIR?" Neden "Cenaze kaldırılmıyor" deyu müşteki olunmuş? Çöken kubbenin -tekraren- yapımına (10 sene öncenin parası ile?) 500 Bin tl. yatıran -NEREDEN BULDUYSA?- Rasim Bedir'in cenazesi buradan kaldırıldı, "ANCAK O'NA YAKIŞIR?" Burada değil "CENAZE NAMAZLARI, VAKİT NAMAZI DAHİ KILINAMAZ; HARAMDIR (İNDALLAHTA MAKBUL SAYILMAZ?). Düzen değişince "İLK MABEDİN AKİBETİNE" Uğratılacaktır? "AHDİMİZ OLSUN" Ves Selam..

14 Mayıs 2026 Perşembe

- 2 -

Saadetlü haşlaklar -pazar yerine- stant açmış, Kizanlik da gürcüler -GALİN moklu oflunun- "TAŞ ARABASINA HAYIR" deyu atağa kalkmış? İmdi, -Seçim yaklaştıkça- "MOK PARTİ VE AKP. ARASINDA KAVGA KIZIŞIYOR?" Anlaşılan o ki "BİRBİRİNE GERKECEKLER YAZ GÜNÜ?" Biz dahi "TIRNAKLARIMIZI BİRBİRİNE SÜRTMEKTEN İMTİNA ETMEYECEĞİZ?" (Ahzab Hattı / HANDAĞİ)

12 Mayıs 2026 Salı

Sözümüz Söz; - 1 -

Elhamdülillah "-Zabıta müdürü denen- CEHENNEM ZEBANİSİ VE BİR GURUP -ZABITA OĞLANLARI-" tarafından saldırıya uğradım ve aracım bulunduğu yerden -cebren- kaldırıldı? Bizde ticareimize -motorize olarak- devam ettik (Hindistan göçmenlerinin dahi su sattik), şükürler olsun. Kafir-Zalim, lanetli firavun ve itleri hamlelerini yaptı? Bu kez "BİR HAYLİ MÜKELLEF CEVABIMIZ" gecikmeyecek,(yüz küsür yıl önce Ali Fuat Cebesoy ve Rafet Bele paşalar eliyle uygulanan itlaf-imha muamelesi tekrarını-kendimize has üslup ile ifa edeceğiz?-, Bİ-İZNİLLAH. (Ahzab Hattı / HANDAĞİ)

6 Mayıs 2026 Çarşamba

"TAŞ OCAĞINA HAYIR, -GALİN MOKLU OFLUYA- EVET ÖYLE Mİ? (Revire yürü bre revire, DÖTÜ döndü KEVGİRE?)"

2018 Seçimlerinde yazdık, "Kırk yıl züksan bu ofluyu ancak bi gram bok çıkar" deyu? 2023 seçimlerinde "Gaşuğa - ÇATALA?" oy verdiler, oflu seçilir seçilmez taş ocağını tekrar açtı? "ÜÇ SENEDİR NEREDEYDİNİZ?" deyu sormazlar mı adama? Zalime yaltaklan, zulmetmekte fırsat kolla, önüne atacaği kemiğe - mancaya tav ol, "YAPRAĞINI YE HAPUR - HUPUR SAPINA GELİNCE MEEE - MEEE" deyu feryat et? Şimdi de "DÖTE DÖT denilince, KİZANLİKTA KİZANA GEL - AYAĞA KALK?" Vallahi, "PİRU PAK DÖTÜ OLAN, HA BU OFLUNUN KEVGİRE-DÖNMÜŞ PİS DÖTU İLE NİÇİN DEĞİŞSİN Kİ?" (AHZAB Hattı/HANDAĞI)

(- 3 -)

1 Mayıs 2026 Cuma

AFYON'UN KAYMAĞI, KOSİFLERİN MANYAĞI 4'CÜ MAYMUNA ROLLENİYOR?"

"Bu gün de karı Bayanı'nın kabileci firavuna uşakliktan imtina etmeyen ablası saldırıya geçti, bana Ebu Cehil diyor kahpe? Deli - manyak kenar mahalle dilberine hizmetten artık imtina ettik ya, çıldıra-yaziyorlar? Benim teklif ettiğim "Mülağaneye (lanetleşmeye)" amin diyemiyor, itin - köpeğin gökten kemik yağdırarak salahina bir "amiiin" çekiyor ki, sorma gitsin? Bütün şeneatlerine rağmen bu bileği bükemediler - bükemeyecekler!. (bi İznillah)"

25 Nisan 2026 Cumartesi

" يَا مُوسٰى لَا تَخَفْ " (BEYİN MAMCIKLAMASINA UĞRAMAYAK)

ALBAYIM; -Muhakkak- okumuşsundur lakin, tekraren okumanı -şiddetle- tavsiye ediyoruz? Çünkü bu topraklarda "EVLİYAYI - EŞKİYADAN, YİĞİTİ - İTTEN, VATANPERVERİ - HAİN KAHBEDEN" tefrik etmek (maziden - atiye) "AR - NAMUS" meselesi olagelmiştir? Yoksa, bir "NATO-GLADİO SİKERTMESİ, -NE İDÜĞÜ BELİRSİZ- (KIBRISLI) AMERİKAN OĞLANININ" en makbul milliyetçi - vatansever addedilerek, muteber sayılması "AKLA - İZANA - İNSAFA" aykırı olsa gerektir? Birde, "KİTAP SIKIYORUM AYAĞINA - KİTAP SIÇAN, (MABEDİ-HELA) ÇERKEZO DOMUZ SALAMI" ameri-kancığa, "LANET YERİNE - RAHMET DİLEMEK" akli - nakli muvazeneyi yitirmek - heder etmek bühtanına varır, kanaatindeyiz? "YA ALLAH - YA MUHAMMED - YA ALİ" (Amin-Ecmain). (AHZAB Hattı/HANDAĞI)

24 Nisan 2026 Cuma

"BEŞTEPEYE FİRAVUNU GÖMME TÖRENİ?"

Yıl 2007, Yer: ABD. Türk General, üst düzey ABD'li yetkililere üç film izletti. Filmlerde ABD askerleriyle PKK'lıların açık işbirliği görülüyordu. Türk General, bu ilişkinin kabul edilemeyeceğini ve Irak'ın kuzeyinde bir devletin kurulmasına verdikleri desteğin Türkiye'nin çıkarlarıyla çeliştiğini söyledi. General, bunun sonlandırılması gerektiğini net bir dille ifade etti. ABD'li yetkililer şaşırmıştı. Türk Generalin konuşmasından sonra ABD'li bir Senatör yanına yaklaştı ve şunları söyledi: "Bu tutumunuzla çok çetin bir yola girdiniz General. İşinizin çok zor olduğunu söyleyebilirim." Sonra mı? Bakın o Generalin başına üç yıl sonra neler geldi... Yıl 2011. Tutuklanan Albay cezaevine giderken şöyle haykırıyordu: "Ülkemizde pusuya düşürüldük. Sakarya Savaşı'nda ordunun yüzde 40'ı kaçtı. Diğerleri ise savaştı. Ben kaçmayıp savaşan bir dedenin torunuyum! Bu pusuyu kuranlar, Sakarya'da kaçanların torunlarıdır. Onlarla savaş şimdi başlıyor!" Mustafa Önsel, "Silivri'de Firavun Töreni" kitabıyla Milli Ordunun tasfiye sürecine çarpıcı yaşanmışlıklarla ışık tutuyor ve ekliyor: "SAKARYA SAVAŞI DEVAM EDİYOR..."
Beşiktaş’ta sırtlan pususu devam ediyor: “Ey komplocular! Zalimsiniz siz, zalim! Hatta katilsiniz. Bilin ki, sizden çekinmiyorum. Çünkü ben, atalarımın vatanlaştırdığı bu toprakları, sizin anlayamayacağınız kadar büyük bir tutkuyla seviyorum. Biz buna kara sevda diyoruz. Vatan; anamın sıcak çorbası, babamın küçükken başımı okşadığındaki elinin sıcaklığı, tarlalarda, fabrikalarda emeğiyle çalışan insanımın nasırlı elleridir. Vatan; taksim gezi parkındaki ağaçlar, hes’lerle yok edilmeye çalışılan ırmaklar, ABD’lilerin at oynatamadıkları tek deniz olan Karadeniz, Konya’daki kıraç toprak, Edirne’deki Selimiye Camii’dir. Bu kara sevda uğruna hürriyetten de, candan da geçeriz, bilesiniz. Ülkemdeki hukuka olan inancımı, insanlığa olan sorgusuz güvenimi, masumiyetimi, çocuklarımızın bu ülkenin adaletine, yönetenlerine ve geleceğe olan inançlarını öldürdünüz. Bizi zindanlara kapatarak susturmaya çalıştınız. Ancak susmadık, susmayacağız. Boşuna uğraşmayın! Sesimiz hep kulaklarınızda yankılanacak. Kulaklarınızı tıkayacaksınız yine yankılanacak, tıkayacaksınız yine yankılanacak, tıkayacaksınız yine yankılanacak…” “O kadar çok düşünüyor, o kadar çok üretiyor ve o kadar vatansever ki, onu niye üniformasından koparıp zindana tıktıklarını her yeni kitabında daha iyi anlıyorum. Beşiktaş’ta Sırtlan Pususu’yla tarihe ‘balyoz’ indiren Önsel, bu kitabında da ‘kumpas kurulurken hepiniz oradaydınız’ diyor.” (MÜYESSER YILDIZ)

22 Nisan 2026 Çarşamba

17 Nisan 2026 Cuma

AL SANA BİR ZABİRTLAK, bana da bir cıbır?

"TÜRK MİLLETİ ALEYHİNE" - Sikik - üç maymunu oynayarak rollenen, "KORKUNÇ SUSUŞ" kum kumasının lanetli sessizliğini bozuyorum? Birileri "PİSİKOLOJİK HARB AZMANI" mı soruyor idi?

12 Nisan 2026 Pazar

Ha böyle, "KODUMMU OTUTTURUYUN?"

Firavun - yamyam, senin gibi "BEYNİNİ OROSPU ODASI" edinmiş yaban domuzlarının hükmü senin gibilere geçer, geçen seçimlerde "ÇATALI?" dağıttın, bu kez bakalım neyi dağıtacan? Malumunuz olduğu üzre iki seneden beri rahatsızım (HER AN ACİLE GİTMEM GEREKEBİLİYOR?). Buna rağmen (Hendeğe ilah kesilen) "FİRAVUN YAMYAM" kullarını üzerime salmaktan imtina etmiyor? Hadi bakalım?

10 Nisan 2026 Cuma

Bir "DÖVLET NONOŞU"nun Serencamı;

Milletimizin anlına sürülen kara lekeyi kanlarımızla temizlemeye geldik?" diyebilen (Şehid) Enver paşa ile benzeştirilmiş (paşa'nın sıçtığı bok olamayacak) çerkez nonoşu!. Amerika (nato) kominist partisi aparatı, Pirinçiğin laciverti? Türk milleti tarafından lanet ve nefretle anılacak!. (AHZAB Hattı/HANDAĞI)

9 Nisan 2026 Perşembe

"Bir 'OROSPU ODASI' yaptın kafasını!."

Bir kaç gün önce kredi kartı başvurusu muza reddettiler az önce 3 aylık 15000 TL. Faizsiz - masrafsız kredi başvurusu yapınca bildiren (sormasak söylemeyecek) "imansız - Allahsız" görevliye gerekeni söyledim? Hemen hemen bütün bankalar k. kartı vermek istedi almadım ve ne vergi, ne k.k. borcum var, eşimin 30 bin maaşını gelir gösterdim? İmdi voleybolcu denen ne idiğü belirsiz sokak karılarına para yağdırarak bize red çeken bu (domuz sürüsü kulu) "yamyamlar" hele bir bekleye dursun, el-an hesaplaşağız? "Behey (kara-maça bey) Ruhunu bir zenci esir gibi çıkardın pazara, Bir 'OROSPU ODASI' yaptın kafasını!." (Nazım Hikmet)

"S...le, S...le O Sandığı Huzura Getirecen?"

Adaylığımızı ilan edince, bir telaş-pür telaş? Neymiş, seçim olmayacakmiş, falan-filan? *Domuzun ateşten korktuğu gibi- seçimden korkuyorlar, Bari belli etmeyin? Anlaşılan "korku bacayı sarmış ve korkunun ecele faidesi yoktur? Artık yaklaşmakta "GERDEK", hala anlamadı gerzek!. (AHZAB Hattı/HANDAĞI)

6 Nisan 2026 Pazartesi

KUR'AN VE EHLİ BEYT MÜDAFİİLERİ OLARAK;

- 2024 HENDEK BELEDİYE BAŞKANLIĞI - (GERÇEK) SECİM SONUÇLARI? Bazı ekreba pusulada ismimizi bulamamış? İsteyen "YA MEVLASİNI, YA DA (PÜSKÜLÜ) BELÂSINI" he mi?

5 Nisan 2026 Pazar

3 Nisan 2026 Cuma

(- 2 -)

İsrail'e bir ay kadar önce Gürcistan da c-130 kargo uçağımızı düşürtüp 34. subayımızı katlettirdiler, hâlâ rapor çıkacak imiş? Şimdi de boğaza, (Yunanistan)dede-ağaca, ege adalarına, incirliğe silah-muhimmat yığınağı yetmezmiş gibi, birde meclisten -her türlü- silah - araç ve gereçleri için "transit ithal izni" çıkarıldı? Hadi 15. Temmuz da bir şekilde işgal ertelendi ve milletimize (geçen bu on sene zarfında) faturasını çok ağır ödettiler? İzmit - Sakarya özelinde yüz - küsür sene önce yapılan Millî mücadelemizi bu kitapçıktan öğrenmemiz, -hassaten- gençlerimizi bilinçlendirmek gerek! Amerikan köpekleri, "GÖKTEN KEMİK (Füze) YAĞDIRMAK İÇİN HAVLAYA DURSUN?" Biz işimize bakalım, hiç bir hamle ve tahkimat için geç kalınmamıştır, "Allah var, keder yok (inşaAllah)" (AHZAB Hattı/HANDAĞI)

1 Nisan 2026 Çarşamba

"GÖZ GÖRE GÖRE İŞGAL?"

"Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, ABD’ye ait B-1B Lancer bombardıman uçaklarının İncirlik Hava Üssü’nde iniş ve kalkış yaptığı yönündeki iddiaların dezenformasyon içerdiğini açıkladı?" NOT: Sabah 9-10 gibi (x)'de bir Adana yerel haber sitesinden bugüne ait canlı görüntüler yayınlandı idi, sonradan yayın yasağı neticesi silinmiş? Şu ihanete bakan mı? Millet tepesine bombalar düşene kadar uyutuluyor? Vallahi ve billahi, "Kureyza Yahudilerinin akıbeti dahi" bu yaban domuzu sürüsüne hafif gelecek? Diri diri ateşe atılıp, cayır-cayır yakilmalari gerekecek!. (AHZAB Hattı/HANDAĞI)

"TÜRK SOSYALİZMİ, (Uğur MUMCU)"

(Cumhuriyet, 26 Ağustos 1962, Yunus Nadi Armağanı, Makale Yarışması Ödülü;) “Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan” mısrası, genç bir Türkiye'nin onuncu yılında mutlu yarınlara seslenişiydi. Gel gör ki, birkaç on yılın ardından Türkiye batılı tarifiyle iktisaden geri kalmış bir ülke oldu. NATO subayları Türkiye'de çöl zammı alırlar. İktisadi durumumuz ve itibarımız için en acı misal... Geri kalmış ülke damgasını, Türk aydını, Türk halkı, bir suçlu gibi alnında taşıyor. Yıllarca kendi çilesine terk edilen fakir halk, geciken yarınların ıstırabı içinde. Toprak-parlamento ağalığına dayanan demokrasimiz, son on yılda sadece köşe başı milyonerleri türetmiş. Mutlu azınlıklar, umutsuz çoğunluğun ıstıraplarıyla zenginleşmiş. İktisadi planlar siyasi müteşebbislerin kasalarına bağlanmış. Vergiler dar gelirlilerin omuzlarına yüklenmiş. Vergi adaleti, sosyal adalet, işçi hakları fantezi bir edebiyattan ileri gidememiş ve en fenası, siyasi ve iktisadi ahlak yoksunluğu bir sari hastalık olmuştu. Son on yılın iktisadi tablosu karşısında ibretle düşünmeye mahkûm bir kuşağız. Gelecek nesilleri değil, gelecek seçimleri düşünen politikacılarımız bu tablonun ressamlarıdırlar. “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” parolası ile liberalizm, en acı örneğini Türkiye'de vermiştir. Amerikan kapitalizmini sosyalizme antitez misali olarak verenler; bünye farklarını tahlil edemeyenler, oluş şartlarını mukayese edemeyenlerdir. Ne kazandırmıştır on yıllık liberalizm memlekete?!.. Kalkınma hızı mı?.. Sosyal adalet mi?.. Çalışma gücü mü?.. İktisadi itibar mı?.. Milli gelirde artma mı?.. Yoksa Ortak Pazar toplantılarında bir geri kalmış ülke ismi mi?.. Son on yılın örneğinden ve sonuçlarından hoşnut olanlar, dünün köşe başı milyonerlerinden başkaları değildir. Atatürk devletçiliği ne kaybettirmiştir, veyahut iktisadi şartlarımızda ne derece bir değişiklik olmuştur? Bu soruların cevapları Türk sosyalizminin anahtarıdırlar. Sistemleri, tarihi oluş-larıyla birlikte memleket şartlarıyla düşünmek gerek. Sosyalizm, Lenin'in tarifinde bir işçi diktatörlüğü, batılı tariflerde bir iktisadi demokrasi, yani halkın iktisaden kendi kendisini idare etmesidir. Bunun içindir ki, aynı sosyalizm altında çeşitli yönler vardır. Türk sosyalizmi ne Marks'ın sosyalizmine benzemeli, ne de batı sosyalizminin bir kopyası olmalı. Memleket şartlarının yarattığı ve siyasi rejime en uygun olan bir sosyalizm... Türkiye'de demokrasi, kadrosuzluktan dolayı ideal safhaya erişememiş ve acı sonuçlar vermiştir. Kadrosuz sosyalizm ise kötü bir liberalizm olur. Acılarını yine milletçe çekeriz. Bugünkü bürokrasi kartvizit imtiyazı, rüşvet alışkanlığı kalkmadıkça, bilgili, rasyonel, dinamik bir kadro bulamadıkça, sosyalizmden mucizeler beklemeyelim. Kelimelerin sihrine değil, tatbikine önem verelim. İşte Türk halkı, şartların yarattığı bir Türk sosyalizmin ve dinamik ve rasyonel bir kadroya muhtaç... Her şeye Atatürk gücüyle ve onuncu yıl umuduyla başlayacağız, başlamalıyız."

10 Mart 2026 Salı

Ne var bunda? diyeceklere; "SAKIN HA - SAKIN HA" diyelim!.

Geçenlerde oğlu yezit-bilo, el-cezire televizyonuna verdiği mülakatta "annem arap" diyerek, "amerikarap haçlı-siyonist ittifakın bir bileşeni" olduklarını açıkça ikrar etti. Milletimiz bu azgın "haçlı-siyonist işbirlikçilerini" ülke yönetiminden tardetmelidir, derhal - derhal!.

9 Mart 2026 Pazartesi

"Anlat oğlum Alinci, anlat? Mahkeme; BEREAT - BEREAT - BEREAT!."

Malum hikayedir, -tecavüze uğrayan- Melehat yosmasına Hakim sormuş "anlat kızım Melahat?" yosma hayli ayrıntıya girerek anlatırken, Hakim beyimiz de -cuşa gelmiş- "dalgası ile iştigal" ediyor imiş ki -tam fişkırtma anında- "BEREAT-BEREAT-BEREAT" deyu bagırı-vermiş? (Nasıl bir "bereat" imiş, - an garib el-vakt - anlayacağız, elleğam?)

1 Mart 2026 Pazar

"MÜSTAKİL KARDEŞLER (الإحوان المستقلة)"

"süslümeen-münafık değil, tam bağımsız - özgür kardeşler"
- Anneciğim; - "Yüzünü kızartacak bir şey yapmadık inan... Allah'a ve vatana etmişiz iman, Vatanı sevmek suç ise, İşledik be! Kessinler cezamızı, Allah bu yolda mubarek etsin gazamızı." (Gazi / -Emekli- K. Albay, MUSTAFA ÖNSEL) "BEŞİKTAŞ'TA SIRTLAN PUSUSU" Kitabından;

28 Şubat 2026 Cumartesi

Süzme Amerikancıkist (Türkçü-Siyonist) Domuzcuklara;

91 Genel seçimleri (3 parti ittifakı ile) yirmi küsür m. vekili çıkaran "küflükeş mel'unu" vekillerin rp.'den istifa dilekçelerini seçim kuruluna verirken, biryandan da (kudurmuş köpek gibi) "biz tabiki güçlüden yana, amerikadan yana olacağız" deyu gazetecilere demeç verir idi? alsınlar imdi o amerika "ebeleri örekesine mart karını yağdırsın?"

22 Şubat 2026 Pazar

-Normal Sözlük- "incinmişsin dedi" başlığından;

Hafize kızımızı acile kaldırdık bu gece, doktor kadın "görünürde bir şey yok, pisikologdan da sıra alın birde o görsün?" deyince bu tabir aklıma düştü!. Cümlemizin, çoluk - çocuğumuzun, yaşlımızın - gencimizin hal ve hayatını -hoyratça- mahvettikleri halde, psikoloğun "incinmişsin!" Demesinden ürker olduk? İmdi, ha bu "Allahsız - imansız - kitapsız - namussuzluğun" yanlarına kâr olarak kalacağını asla kabullenemeyiz!!.

12 Şubat 2026 Perşembe

Yaşasın - Varolsun "CUMHURİYET"

Pasaport çıkarmak için nüfus idaresine gittim, Salona asmışlar bu tarihî resimleri!. (bilmediğim) yeni tarihi bilgiler öğrendim; mesela 1940'larda kurulan "İsmet paşa" olan ilkokulun ismi sonradan "Ziya Gökalp" olarak değiştirilmiş? Hendeğimizin milliyetçilik bilincini bir kez dahi takdir ettim. Burası Sakarya - Handağı hafız, lagalugacı - amerikancikların adı esamesi okunmaz, o kadarrr!.

1 Şubat 2026 Pazar

HAK EDİLMİŞ BİR GALİBİYETİ MÜDAFAA;

"Amerikalı olmak için zahmete girmeye gerek yok. Tarihte zahmet yükünü çekemeyenler Amerikalı oldu. Günümüz şartlarında Amerikalı olmakla, olmak istemekle zahmetsiz galibiyet, istemek müterâdiftir. Türk olmak hak edilmiş bir galibiyeti müdafaa ile mümkündür. Türk olmak için tarihte bir zahmete girilmiş ve bunun semeresi alınmıştır. Şimdi yeni bir zahmet dönemi bahis konusu değildir. Semerenin müdafaası kifayet eder." (AHZAB Hattı / HANDAĞI)

29 Ocak 2026 Perşembe

"ÜÇÜN BİRİNİ ALMAK: AKP, MHP, PYD"

"SERMAYENİN SAMUR KÜRKÜ PYD’NİN HÜSRANI (I-II)" "İnsan varlığı ve Türk varlığı ahiret yurdunun esas alınması bahsinde müteradiftir. Çünkü kâfirlerin Geç Antikite diye adlandırdıkları zaman diliminde Kayserin ve Kisranın esasa dünya hâkimiyetini alarak ahiret yurdunun hayrına engel teşkil etmelerinin tasfiyesi Resulü Ekrem’in Risâlet’inin gayesi idi. Aynı gaye hem derebeylikler çağında Türklerin bir vatan sahibi olmaları sırasında, hem de kapitalizm ölüm döşeğine düştüğü günlerde bu vatanı elde tutma ısrarlarıyla tahakkuk etmiştir. Bu son aşamada Araplar dünya malına tamah edip İngilizlerle anlaşarak Türkleri kendi başlarına bırakmış, buna mukabil Kürtler dünya menfaati hatırına ahiretlerini feda etmeyeceklerini beyan ederek başının çaresine bakmaya çalışan Türklere kurşun sıkmaktan imtina etmişlerdir." (İsmet Özel, 16 Haziran 2016) "PYD Rusya’da, İsveç’te açtığı bürolara, medeni dünyadaki saygınlığına rağmen Akdeniz’e uzanan koridoruyla Kürdistan’ı gerçekleştirme bahsinde hüsrana uğrayacak. Çünkü dünyadaki Kürtlerin % 80’i Türkiye’de yaşıyor. Türkiye’de yaşayan Kürtler ise kendi mevcudiyetlerini kendi gözlerinde Türk tarihinden tecrit ederek canlandıramaz. Türkiye’de Türk tarihi dışında kendine yer bulamayan Kürtler yaşamaktadır ve bunlar dünya Kürtlerinin ekseriyetidir.. PYD Kürt ekseriyetin burun kıvırdığı bir Kürdistan için nasıl destek toplayacak?" (İsmet Özel, 20 Haziran 2016) Ve dahası var; "ÜÇÜN BİRİNİ ALMAK: AKP, MHP, PYD" başlıklı yazı; 'Bu üçten ilk ikisi sallantıda ve sarkık, üçüncüsü ise kararsız ve kalkıktır. Bunlardan hüsranını tanımağa namzet kalkış neticesini idrake mahkûm edildiği halde yüzüne henüz karar vicahen tebliğ edilmemiş olan PYD görünüyor. İlk ikisinin ne olursa olsun, herhangi bir şeyi tanıma yeteneği bulunmamaktadır. İşlerin neden bu tarzda döndüğünün tarihi, siyasi, sosyal, felsefi, ekonomik, sosyolojik, sebepleri var; ama ben size vaziyete ışığı kestirmeden tutacak esaslı bir sebep göstereyim: Hayatlarını ipotek etmeksizin yaşayamamaktan maada bunu bahşişe konabilmek mukabili yapan ve netice olarak hayatlarının rehinciye terkinden saadet hissi alan kimseler ikballerini AKP’nin ve MHP’nin ayak sürüyüşünde arayanlardır. PYD bünyesinde ise yaşayabilme imkânlarını hayatlarına ipotek koydurmadıkları miktarda kullanabileceğine inanan kişiler bulunuyor. Uçuk-kaçık sözler mi bunlar? Uçmayanların ve kaçmayanların Tansu Çiller’e Refah-Yol hükümetine rıza göstermediği takdirde divan-ı harbe gideceği tehdidini savuranlardan ibaret kaldığını düşünenler nazarında, evet. Çok şey değil, hemen her şey günlerimizin bilinçsizliğin ve duyarsızlığın süslediği şekliyle geçmesine sebep oluyor. Meselâ görünürde Türkiye’nin alacağının neden sadece üçün biri olup da, dördün biri olmadığını merak etmiyoruz. Dördüncüsünü, CHP’yi neden zikre ve ikrara ihtiyaç duymuyoruz? Bir yandan Türkiye’nin çok partili seçime geçtiği 1946’dan beri girdiği hiçbir seçimi kazanamadığı öne sürülen, diğer yandan TC devletinin anaç partisi, TC resmiyetinin öz partisi olduğu iddia edilen CHP neden hesap dışıdır? Dünya Sistemi onu 27 Mayıs 1960 sabahı kullanışsız şekle getirdi, pratik değerini kaybetti. Görünürde DP iktidardan düşürülmüştü. Gerçekte yok edilen CHP’nin DP’yi seçim yenilgisine uğratma imkânıydı. 27 Mayıs 1960 hareketi bir tür asriliğin Türk milletinden güç alma ihtimalini ortadan kaldırdı. Asrilik ancak Dünya Sistemi lehine görev almağa hazır unsurların birbirleriyle itişmelerine yakıştırılan şey olarak ve Türk topraklarını zapt ü rapta yarayan bir güç haline gelerek kabul gördü. Bilinçsizlikle ve duyarsızlıkla süslenmiş bir algılama bölgesinde benim yapabileceğim bir iş var mı? Hayır, yok. Bu yazıyı yazmağa giriştiğimde size kendimin niçin gerek AKP’ye ve gerekse MHP’ye hayat sahası temin eden dinamiklere uzak, giderek düşman olduğunu, buna mukabil PYD’nin parlaklığını sağlayan dinamiklerle ne derecede dost, o dinamiklerle nasıl içli dışlı olduğunu izah etmek niyetindeydim. Yazı ilerledikçe niyetlendiğim şeyi başarmağa güç yetiremeyeceğimi fark ettim. Yazarlık hayatımın ilk gününden itibaren yanlış anlaşılma ihtimaline kötü gözle bakmadım. Okurun bildiğini okuması beni tedirgin etmedi. Yeter ki, bir şey anlama zevkine talip olunsun. Geçen zaman haysiyet kaybı korkusu getirdi bana. Birileri içlerine çektiği zehri yüzüme üfürsün istemiyorum. Bahaeddin Nakşibendi’nin müritlerinden biri şeyhe şunu söylemiş: “Efendi hazretleri, bize çok güzel, çok manalı sözler söylüyorsunuz; ama bize bunları nasıl anlamamız gerektiğini öğretmiyorsunuz”. Şeyhin cevabı şu olmuş: “Evlâdım, ben sizin önünüze lezzetli ve nadide meyvelerle dolu bir sepet koyuyorum. Sen de bana bunları bizim için yeyiver diyorsun”. Bu naklettiğim hikâye benim halimi izah eder mahiyette değil. Çünkü ben şimdiye kadar kimin önüne armut sepeti koymuşsam dünyadaki bütün armutların sapı, kimin önüne üzüm sepeti koymuşsam dünyanın bütün üzümlerin çöpü şikâyet konusu oldu. Peki, o sulu armutlara, o rengârenk üzümlere ne oldu? Onların hepsi gövdeye indi." (İsmet Özel, 20 Mayıs 2016 'İstiklal Marşı Derneği")
Edit: İ.m.d. portalı (Üçün birini almak:Akp,MHP,pyd) yazısını siteden kaldırmış, bir haber portalı -analiz adı altında- yazıyı sitesine alintilamasa kaybolup gidecek? -Bu Mel'anet de- Bizi dernekten kovduranların bir tertibi olarak kayda geçsin!.

22 Ocak 2026 Perşembe

"Gürcü-arap (GÜRARP) Krallığı?"

"Ben gürcüyüm, hanım arap" diyen siyonistin (aynı suud-siyonist krallığı gibi) veledi "gürarp-biloyu veliaht" tayin etmek sureti ile (amerik-israile de yaslanarak) giriştiği son mel'anet. (Yaban-domuzu kıçı yalayıcı), buldok-sürüsü ak-itler; "DUA ETSİNLER Kİ GÖKTEN KEMİK YAĞSIN, (HADİ YÜRÜYÜN BAKEM) KÖPRÜ ALTINDAN GEÇEN ARABALARI SAYMAYA?" (AHZAB HATTI / HANDAĞI)

16 Ocak 2026 Cuma

-Gazeteci- Serdar AKİNAN Bey'e Cevaben;

Serdar (Akinan) bey; Hendek beld. Başkanlığınnı 1999 - 2014 arası 15 sene yapan bir yamyam, 2015’de vekil seçilerek 34 milyon lira (o zamanki kurdan 30 milyon dolar) borç devrediyor, atama ile gelen başkan 2019'da aday olamıyor ve yeni başkana 110 milyon lira (o zamanki kurdan 20 milyon dolar civarı) borç devrediyor? 2024 seçimlerinde seçimi kazanamayıp kayyum atanıyor ve çok fazla borç devraldığından yakınıyor? Seçimi kaybeden gürcü - yamyamın (900 parça belediye arazisinin 150 parçasını satarak) -sadece- seçim kampanyasına 150-200 milyon lira (dolar kuru ?) harcadığı biliniyor!. Şimdi güya kavga ediyorlar, "SEN ÇOK ÇALDIN - BEN AZ ÇALDIM?" deyu. Daha iki seneyi doldurmadan kayyum "PÜSKÜLLÜ-BELAYI" kasvet sarmış görünüyor? Kimse marak etmesin o çaldıkları fitil-fitil burunlarindan getirilecektir?(bi-İznillah)

5 Aralık 2025 Cuma

اِنَّمَا الْمُشْرِكُونَ نَجَسٌ "Biliniz ki Müşrikler birer pisliktir" (-2-)

"Ekmek herkese yetecekti aslında, Tarlaya karga dadandı. Ambara fare, fırına hırsız, Memlekete (papaz sikertmesi) harami. Geldikleri gibi gitmediler, Kimi itini bıraktı, kimi bitini, Kimi de piçini, Yoksa bu kadar cibiliyyetsizin, Bizden olması mümkün değil...!!!" (Ahzab Hattı / HANDAĞI)