23 Kasım 2020 Pazartesi

-CORONA YALANI- (TEST - MASKE - AŞI(İLAÇ) TELEF EDER!)



Şu ana kadar evde ölen tek bir koronalı yok. ölenlerin hepsi hastanede ilaç tedavisiyle öldü. sözde Çinde yere düşüp ölen insanlar vardı ama ne dünyada nede bu ülkede hiç yere düşüp ölen insan olmadı. Ülkede suriyeliler le birlikte toplam 7 milyon göçmen yabancı yaşamakta ve biri bile koronadan ölmemiş. Süleyman Soylu da bunu kabul etti. Ölenlerin hepsi Türk. Ülkede 7 milyon mülteci ve yabancı yaşıyor ve bir tane bile yabancı ölmese ne düşünürsünüz. Bunu size bıraktım. Ortada bir korona yok ortada bir test tuzağı var. Tarihin en ölümcül hastalığı test yapmadan bulunamıyor böyle bir komedi var. Ev ev gezerek koronalı arıyorlar. Eğer bir hastalık varsa bunu kişi zaten anlar. Testi pozitif çıkanların yüzde 95 i hastalığı hissetmediği gibi, eşine ve çocuklarına bulaştırmadığı ortaya çıktı. Yani kendisi pozitif ailesi negatif. Daha ailesine virüsü bulaştıramayan size nasıl bulaştırsın. Ailesi negatif çıktığı halde onlarada temaslı denilip eve haps edildi. Pozitif çıkan bile hastalığını hisetmiyor. Bir insan ya negatiftir ya pozitif. Yani ya hastasın ya değil. Temaslı ne. Onuda eve haps etmek ne. Bu durumda testin anlamı ne, hiç bir semptom hissetmeyen insanlara pozitif damgası vurup böylelikle sayıyı çok gösterdiler. Sayı ne kadar çok olursa korku o kadar artar. bunu biliyorlar. Sağlık Bakanı da pozitif çıkanların büyük bölümünün hastalığı hissetmediğini Kabul etti. Beyanları mevcut. Korona insandan insana nasıl bulaşır. tükürük damlacığıyla. Dikkat edin tükürükten test yapmadıkları gibi, tükürükte koronanın olduğunu gösteren tek video ve resimde gösteremediler. Yani insan dışında her hangi bir cisim veya eşyanın üstünde koronanın olduğunu gösteremiyorlar. Havada asılı kalıyor diyor. Peki hangi aletle gördün nerde görüntüler deyince kimseden ses çıkmıyor. Bulaşsa paradan bulaşır bugün tüm ülke koronalı olmuştu zaten. DİKKAT EDİN mart ayından beri ilk defa hem dünyada hem Türkiye'de gribal enfeksiyon sayısı sıfır çıktı yani korona gelince grip kaybolmuş. Hava soğuyunca birden vakalar arttı haberi geldi. Hani koronanın yayılım hızı yaz kış aynıydı, neden Arttı. HERKES BİRDEN MASKEYİDE ÇIKARMADI. Sebebi çok açık gribal enfeksiyon ve zatüre kışın artar, bunu korona diye gösterdiler. Binlerce kişi var. hastamız sapa sağlam gitti ölüsü geldi diyorlar. Çünkü bu hastalar 20 civarında hap içiyor. Ölenler kalp krizinden ölüyor tedavi olup kurtuldum diyen onlarca insanın evde kalp krizi geçirip öldüğü ortaya çıktı. Kanıtlar mevcut. Haberlerede konu oldu zaten. Vakalar hasteneye millet gidince artmıyor, sözde tarihin en ölümcül hastalığını, ev ev, iş iş gezip zorla pozitif vaka buluyorlar. O dandik testlerle. Sonrada vaka arttı diyorlar. Helede hava soğuyunca, grip enfeksiyonu çoğalınca, pozitif bulmak daha kolay hale geliyor. Sapa sağlam bir hasta hastaneye gidipte 3 gün sonra öldü haberi alırmı insan. Eğer bu kadar kısa sürede öldüren bir virüs varsa insanların yolda yere düşüp komalık halde hastaneye götürülmesi gerek. Ama bu hiç olmadı. Ölümlerin hepsinin ilaçtan sonra olması tesadüf olabilir mi ? Sadece düşünün ve dikkat edin, Devlet korona biticek eski günlere geri döneceğiz bile demiyor. Devamlı yeni normal diyor. Salgın bitse bile uzaktan egitim sürecek diyor.. Aşı olsa bile. Maske yüzde 90 korur diyor. Bunu her iki bakanda söyledi. Dürüst olsalar salgını en kısa sürede bitireceğiz derler. Maskeden kurtulacağız derler. Maskenin virüsten koruduğuna dair tek bir bilimsel kanıt mevcut değil. Tam tersi zararını anlatan onlarca delil mevcut. Çünkü verdiğiniz nefesi yani karbondioksiti tekrar yutarsınız. bilinç zayıflar. beyne oksijen yerine korbondioksit gitmesine neden olur ve beyin hücresi ölümü olur. Bunun ise ilerde size geri dönüşü olmayan hastalıklara yakalanmanıza neden olur. Maske sizi tozdan bile korumaz sizi sadece ölüme götürür. Korona yok test tuzağı var. Amozon yerlilerine test yaptılar onlar bile pozitif çıktı.
Buzlu çayla test yapıldı o bile pozitif çıktı.. Testine güvense hacıları test yapıp evine gönderirlerdi. 2 hafta yurtta tutup onca masrafı yapmazlardı. Eşi pozitif çıktı kendisi negatif çıktığı halde sende evde Karantinada kalıcaksın demezlerdi. Hiç çevrenizde maskeli bir hayvan gördünüzmü. Niye onlara dokunmuyor bu virüs üstelik hayvan dan insana bulaşan ama hiç bir hayvana bulaşıp öldürmeyen virüs. Öyle bir virüs hayal edinki hastane dışında kimseyi öldürmesin. Buzlu çayı şarabı, meyveyi, keçiyi pozitif çıkaran test. Sizi pozitif çıkarmaz mı? Sadece düşünün. Hergün çoğu sağlıklı insan pozitif damgası yiyor ortalama 2 bin kişi. Bunların yüzde 80 nin den fazlası maskeli zaten. Dışarı çıkınca anlarsınız. Hatta bazıları çift maske taktığı halde pozitif çıktım diyor. Zaten pozitif çıkan sağlık çalışanları bilinmekte daha kaliteli maske taktıkları halde. Şimdi sorum şu. Neden çoğunluğu pozitif çıkıyor maske takanların. Hani maske koruyordu, diyelim test oldunuz peki 10 dakika sonra pozitif olmama garantiniz var mı? Yok. Değil mi, bu durumda sizin devamlı test yaptırmanız gerekecek. Tarihte böyle bir hastalık hiç olmadı kimi sürünerek ölüyor.. Çoğunluğu hastalığı bile hisetmiyor. Ve ölenler de ilaçtan sonra ölüyor. Ne kadar tesadüf değil mi ? Wuhandan bütün dünyaya yayılan virüs. Çine yayılmadı. komediye bak. Ve 5 aydır Çin de maske takan bile yok. Parti düzenliyor hepsi. En çok kurallara uyanlar en çok zırlayan ülkeler oluyor. 200 den fazla ülke var maske takmakyan onca ülkeden ses gelmiyor. Ama bunlar feryat ediyor, hastanede pozitif çıkan kişiyi eve otobüsle yolluyorlar. sonra sigara içmeyin kovit bulaşır diyorlar. Tv yi bırak korku biter. Testi bırak korona biter. İlacı bırak ölüm biter. Şimdi bu hipnozdan uyanma zamanı. Uyan, yoksa maskeyle ve aşıyla ölüme gidiceksin.

-Alıntı-

30 Aralık 2019 Pazartesi

VE ŞÜKÜR YARADANA Kİ, BİZDE ORADA İDİK;

"ALLAHU EKBERU KEBİRA, VELHAMDÜLİLLAHİ KESİRA, VESUBHANALLAHİ BÜKRATEN VEASİLA, VESALLALLAHU ALA SEYYİDİNA MUHAMMED VE ALA ALİHİ VESAHBİHİ VESELLEME TESLİMEN KESİRAN KESİRA"
(Bizleri "GÖK KAPILARI"nın nasıl açılacağından bi-haber sanan, "VATANSIZ, NAMUSSUZ, AHLAKSIZ VE İLKESİZ (amerikancıkist it-maymun sürüsü)",
"PİRİMİZ - GÖZÜMÜZ, GÖNLÜMÜZ NURU - AĞABEYİMİZ" dim-dik ayaktadır -ELHAMDÜLİLLAH- ve sizin
"KAHRINIZ, KATLİNİZ VE HELAKINIZI MÜŞAHADE ETMEDEN TERK-İ DİYAR ETMEYECEKTİR -Bİ İZNİLLAH-

sizi, "AHİRETTE DE 'ELİM-ACI' BİR AZAB İLE MÜJDELİYORUZ!"

Hendek / AHZAB Hattı

18 Nisan 2019 Perşembe

KONTRA -7-

"A KA PA SİYONİST İSE, M HA PA FALANJİST'TİR. EĞER M HA PA SİYONİST İSE, A KA PA FALANJİST'TİR."
-KATIKSIZ BİR "KALLEŞLİĞİN VE İHANETİN" NE DEMEK OLDUĞUNU BİLMİYORSAN, (BOP SARAY'a GELİP) "MEL'UN-MÜNAFIKUN" GÜRÜHUNDAN SOR?-

-ÖYLE BİR KAVİMDİRLER Kİ, KOMŞULARINI YEMEK ÜZRE ARALARINDA İTTİFAK ETMİŞLERDİR. ONLARIN NAZARINDA "KÖPEK, MAYMUN VE İNSAN!" AYNI SAFTADIR. BİR GÜN "AZGIN BİR TEKE!" DİLE GELİP ONLARA HİTAP ETSE, ARALARINDA ŞAN VE ŞÖHRET SAHİBİ BİRİ OLUR.-


"MÜSTAKİL KARDEŞLER(İSTİKLAL MARŞI İDEOLOJİSİ İLE MUKAYYET TÜRK MİLLİYETÇİLERİ) CÜMLESİNİN İFLAHINI KESECEK, HAKKINDAN GELECEKTİR(Bİ-İZNİLLAH)."
(Hendek/AHZAB Hattı - VATAN SATHI)

15 Kasım 2018 Perşembe

SAKARYA-AHZAB HATTIN DA SON DURUM;

İşgalcilerin bize, Hendek(Ahzab) halkına ve Aziz Türk Milletine reva gördükleri "HUKUKULLAHI-HUDUDULLAHI" hiçe sayan muamelenin son resmidir. Şehadetimiz işaretli beton köşesi çıkıntısına tır dorse tekerlerinin çarpıp parçalandığıdır. Arz olunur..

Ayrıca, Nuriye mahallesi sakinleri; "Suyumuz mazot gibi akıyor!" deyu şikayette bulununca, Püsküllü B. "Tamam sizden su parası almayalım!" deyip faturaların ödenmesinden feragat ettirmiş. Aynı su bize de bağlı, neden biz faturaları -eksra tarifeden- hala tıkır tıkır ödüyoruz? "ENSEYE GÖRE TIRAŞ!" öyle mi? Velhasıl kelam; "AZİZ TÜRK MİLLETİ" bu "YAMYAMLIĞIN" defterini dürmelidir. ves-Selam..

(Yaşar Altındal - Bende-i Nebi, Muhaciri - 8 R. Evvel 1440)

https://www.youtube.com/watch?v=t

31 Ekim 2018 Çarşamba

SAKARYA TEMSİLCİLİĞİMİZİN AÇILIŞINA DOĞRU; -7-


Akşam İ.M.D. Mükerremleri ile içtimada idik. ya-Muntakim, gönlümüzü-ayaklarımızı küfr'e karşı sabit-kadem kıl ve bizleri de "İNTİKAMINA" memur et.(amin-ecmain bi-hürmeti Seyyid el-Murselin)

18 Ekim 2018 Perşembe

SAKARYA TEMSİLCİLİĞİMİZ AÇILIYOR;

3 Kasım Cumartesi günü öğle namazını müteakip Sakarya Temsilciliğimizin açılışı münasebetiyle temsilcilik binamızda bir basın toplantısı tertip edilmiştir.
Basın Toplantısının ardından ikindi namazını müteakip Fahri Genel Başkanımız Şair İsmet Özel'in "Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir" kitabının neşri münasebetiyle "Niçin Bu Kitap Vitrinde Değil" serlevhalı panel yapılacaktır.


30 Ağustos 2018 Perşembe

18 Ağustos 2018 Cumartesi

İ.M.D. SAKARYA-AHZAB TEMSİLCİLİĞİMİZ AÇILIŞINA İKRAMEN;


Dün yine hatta faaliyette idik:
-Karınca-kararınca ilanat, mutaassıp-kavmiyetçiye 2-3 saat kadar davamızı izah gayretleri,
-Bugün ise -gözümüz, gönlümuz nuru- Hafuzumuzun vasıliyeti,
-Ve bu mevsimde, kapımızda ki erik ağacında, -Enes oğlumuzun objektifine takılan- "('TÜRK İNKILABI'nın ihyasına işaret saydığımız)AÇAN TEK ÇİÇEK!."

Şüphesiz ki: -VE HÜVE A'LA KÜLLİ ŞEY'İN KADİR-

"TEK BAŞINA MİLLET" Olamayanın, eyleştiği-öğüştüğü toplum içinde dahi "(Sadra-Şifa)BİR ŞEY!" olma ihtimaliyatı hiç yoktur!.
"SAKARYA SENDEDİR BU GİRİFT BİLMECELER,
KANDİLLERE KATRAN DÖKTÜ GECELER!

(Yaşar Altındal -(Bende-i Nebi)MUHACİRİ-


12 Ağustos 2018 Pazar

SAKARYA-AHZAB TEMSİLCİLİĞİMİZİN TAHKİMİNE DOĞRU; -3-


Takdimat: (Allah'ın gazabı "azgın bir kavmi" helaka yetişmiş iken) Hala Firavunun "BEN DE MUSA'NIN VE HARUN'UN RABBİNE İMAN ETTİM!!" demesini bekleyenler, onunla beraber "AZABEN ELİMA(ACI BİR AZABI-HELAKI)" tadacaklarını bir kez dahi "MÜJDELEYELİM!"
(2 Zilhicce 1439, Pazartesi - SAKARYA-AHZAB HATTI)

SAKARYA-AHZAB TEMSİLCİLİĞİMİZİN TAHKİMİNE DOĞRU; -2-


19 Temmuz 2018 Perşembe

"DUR YOLCU; -3-"


Türklüğümüz dos(t) doğru söz,
evvel-emir bu sırrı çöz!
körükte azaldı köz;
Türki çekiç, nifaki örs!.

Harman da harmandalı, "azami-karz"
hisabi-hırsız da afaki tarz!
Anatolia sofrasında irice "kaz";
yolun, yumulun bu size az!.

Eşkiya da gurur, "zaruri-marj"
yeknesak-motoru etmeli şarj!
nutkumuz tutuldu, "lisani-baz"
hem-Vallahi şerlerinden titredi arz!.

Gidişat netameli, ivaz-garaz!
bu Vatan da taş üstün taş;
hem-Billahi kalamaz, omuz üzerin baş!.

(6 Zilkade 1439 - Perşembe "SAKARYA-AHZAB HATTI")  

8 Ekim 2017 Pazar

SAKARYA-AHZAB(HENDEK) HATTIN DA HESAPLAŞMAYA MAHSUBEN; -1-


"Er meydan da bir dehşetli saytara,
Münafığa çıkış yok ki kaytara!
Haramla semirmiş o mel'anet boynunu;
Hele bir uzat bakem ZÜLFİKAR'A - HAYDAR'A!."

6 Ağustos 2017 Pazar

SAKARYA, HENDEK(AHZAB), DÜZCE HATTI; -2- "VE VATAN TOPRAĞIM, TÜRK'E MEZAR OLMADAN DÜŞMANA GÜLİZAR OLMAZ."

Tarih: 16 Temmuz 2016
Saat: 08:00
Yer: Beylerbeyi sahili Üsküdar

O gece köprüdeydim,.Nice yaralı ve şehit beden taşıdık. Direndik. Polisimiz sabaha karşı, hainlerin canına okudu. Yaka paça tutuklandılar. Sabah son şehitlerimizi köprünün halat yataklarından aldık taşıdık. Güneş doğdu, üstümde tatlı bir yorgunluk. Kin gurur ve nefreti aynı anda yaşadım. Yaya olarak köprüden Beylerbeyi'ne indim. Sahile oturdum çaresizce. Bir kaç saat öncesinde, kardeşim kadar sevdiğim birinin acı haberini almıştım. Köprüde şehit düşmüştü, o gece hiç karşılaşmamıştık. Telefonumun son yüzde 10'luk şarjıyla, bu şiiri açtım. Köprüye bakarak ağlıyordum. Denize karşı bağırıyordum. Banka oturup şiiri ikinci kez açtığımda, köprüye bakarak hem ağlıyor hem gülüyordum. O an anladım ki boş hayatım o gece bir anlam kazanmıştı. Allah bana bir "MİLLİ MÜCADELE" nasip etmişti. Ve o an anladım ki, insanımız menzilsiz bir ok gibi. Göğüsüne saplanacak küffar arıyor. Bu millet o gece, emperyalist OROSPU ÇOCUKLARININ göğsüne saplanmıştır. Allah'ıma şükürler olsun, kanımla terimle o geceye hizmet edebildim. Sayılı günümüzün olduğu bu dünyada, ite çakala eyvallah etmek alçaklıktır. 

"SAKARYA, HENDEK(AHZAB), DÜZCE HATTI"; -1-

"Kavga iki cephede cereyan ediyor. Öncelikle küfrün şartlandırmalarına boyun eğişten neş’et eden cehaletle savaşıyoruz. Onun yanı sıra, çetinlikte ondan geri kalmayan bir savaş içine dahi dalıyoruz: Topraklarımıza yani canımıza, cananımıza, bütün varımıza göz dikenlerin beynelmilel uzlaşı yedeğindeki azınlık hâkimiyetiyle savaş. Müslim, mü’min, muhsin olamadığımız takdirde bu girdiğimiz harbin mağlûp ilân edilmemizle biteceğini de biliyoruz. Allah (c.c.)’tan nasibimize İslâm, İmân, İhsân düşmesini dilemekteyiz. İslâmdan, İmândan, İhsândan nasibimiz var ise, daha artırmasını yalnızca Allah (c.c.)’tan dileriz. Allah (c.c.)’tan gayr-i müslim cephenin Müslümanmış gibi algılanan cenahından bizi alenen ayırmasını dileriz."
(İsmet Özel -Hafizehullah-)