23 Mart 2016 Çarşamba


Şerha şerha inşirah
kaim mi bir iklimin sathında
hatıran, hatırımı sarsın
imanım, kan ile zan altında..
müstebit tedip eder,
kasd-u fasit hattında
mirin, irin irin mürailik raksında..
salt eziyet ki meziyet ahvalim
salmışım mekarimi
vatansızdan hazzetmedim, hazzetmem
kakılmışım, havf ve reca aksında..
yetimin o kahreden bakışı
İlahi, hem vallahi billahi
gerilemem mücahade farzında..

(14 C.Ahir 1437 - Medine-i Münevvere)

25 Şubat 2016 Perşembe

"(KAHPE BİZANS) -NATOĞLANINA-"


Meşakil ilm-i hilaf'u cedel
taşlıtarlanın kopili
casino da erkete
-kerhanede peçete-
ecinni, cin mi cin
keferenin kefeni dantel
tırım tırım "yıldırıym"
"barto eziz-fenari" -koç'un g..ü kenarı-
anında ceza al(a)nına şandel 
kalk alsan ya "top-sakal"
top ki ne "top" 
'em(mi)me gömme-banyo'
aspava yakarışı dayan,
'dayın'mıy mış, dayamış mı?
perçemi jöleli entel
popo-lüks de "kafkasi pergel"
kahrolası ölçtü biçti,
nasıl da ölçtü biçti?
andaval "natoğlanı" forfoloşu
halka yapıp böğürttü,
"yalı kazuğu - bitnel.."

(Yaşar Ali - 14 C.Evvel 1437 - Medine-i Münevvere)

12 Şubat 2016 Cuma

Ofli Bel'ama İstinaden;

dünyevi kar-zarar sarmalın da 'münafık'
'ukba'ya, kazık üstüne kazık
bop-tepeye destek atar
gaye; gündem saptırır
gürcü sapığa maşuk..
kaşıkla, kepçele, kelepçele
kıç yorozdan "deyr ez-zor"
müte'necis' pisişik..
'arap bacın' kiliseye mum diker,
'yüskek-ökçe kartmazel'i kim s...r?
caiz mi, la-yecuz mu?
bir çift laf niçün etmen?
kaşarlanmış pısırık..
elinde 'vahhabi'ci kantar
tıkmış kafayı malafata,
biteviye 'apış arası' tartar..
kuru mu '(a)sosyal doku'
ula bu nasıl koku?
'mescid münavele'den lanetli,
bre müşrik mustandık
sardı mı bacayı korku?.

(Yaşar Ali - 3 C.Evvel 1437 Cuma - Medine-i Münevvere)

20 Ocak 2016 Çarşamba

"TÜRKLÜK ALLAH’A KUL OLMA KILAVUZUDUR"

-ALTIN SİLSİLE-
Peygamber-i Azam(S.A.V.)
Faruk-u Azam(R.A.)
İmam-ı Azam(Rhm.)
Müceddid-i Azam(Rhm.)
Mütefekkir-i Azam(Hfzh.)
-İSPATI AŞAN FİKİR-

“Kullanma ne demek? Arapçada istimal diyorlar. Biz kullanma diyoruz. Bunun çok açık, görünür bir sebebi var. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de ayet-i kerimelerden birinde Allah’ın dünyayı insanlara musahhar kıldığına dair bir hüküm var. Allah dünyayı insanlara musahhar kılmıştır. Bunu nasıl tefsir etmeli sorusunun cevabı Türkçedeki ‘kullanma’ kelimesindedir. Allah dünyayı musahhar kıldığı için biz ‘kul’lanıyoruz. Kulluğu üzerimize alıyoruz. Kullanma dediğimiz şey kulluğumuzun şuurunu benimseme ve kulluğumuzun gereğini yerine getirme. Bu dünyada başka hiçbir lisanda bizim ‘kullanma’ diye çocukluğumuzda öğrendiğimiz kelimeye benzer bir yaklaşım yoktur. Kullanma dediğimiz zaman daha çok pejoratif(kötüleyici, yerici) manada kullanırız. ‘O onu kullanıyor’ veya ‘Ben kendimi kimseye kullandırmam!’ Bu güzel bir ifadedir. ‘Ben Allah’tan başkasının kulu olmam’ demektir.”

(İ.M.D. Yedinci Sene-i Devriye Konferansından; 12.Nisan.2014-ANKARA)

13 Ocak 2016 Çarşamba

Müslüman Olmak-Kalmak Senin Kimliğini Netleştirmez. Küfr Hükümranlığı O Halde Dahi Senin Yaptığın Köpekliği Kafi Saymayacaktır; "BUNU O LANETLİ AMERİKAMPUL KAFANA SOK!."


"Biz hâlâ dünyada kâfirlerin mağlup edemediği milletiz. Biz hâlâ dinimizle yaşayan bir milletiz. Bunu inkâr ile bir politika yürütmek sadece ahmaklık değildir, aynı zamanda küfürdür. Biz dinimizle varız. Türk, Müslüman olmadığı zaman Türk değildir. Aslında her Müslüman’ın önünde de Türk olup olmamak tercihi vardır; her Müslüman “Müslümanım ama aynı zamanda da Türk müyüm?” diye düşünmek mecburiyetindedir. Müslüman olmak onun kimliğini netleştirmez. Çünkü bu, Endülüs’te dejenere olmuş bir şeydir. Endülüs’te kâfirlerin ele geçirdiği topraklarda tıpkı bizim zimmilerimiz gibi yaşayan Müslümanlar vardı. Yani, kâfirler kuzeyden Müslümanlar aleyhine gittikçe ilerliyorlardı ve kâfirlerin ele geçirdiği topraklarda bazı Müslümanlar kâfirlere vergi vererek dinlerini koruyorlardı. Bu pislik bugüne kadar gelmiştir. Bugün hâlâ insanlar kâfirlerin hâkim oldukları bir dünyada Müslüman kalınabileceğini sanacak kadar yozlaşmış(münafıklaşmış) durumdadırlar. Kâfirler eğer söz sahibi ise orada Müslümanlık bahis konusu değildir. Bunu dünyaya tescil ettiren Türkler olmuştur ve bu yüzden Osmanlılar diğer gazâ beyliklerini tasfiye ederek bir devlet bütünlüğü elde edebilmişlerdir. Osmanlılar siyasî manevra kabiliyeti olan bir kadroydu. Onlar en iyi gazâ şartlarını yerine getiren unsur olarak kendilerini kabul ettirdiler ve tabi bundan da bir pay aldılar."

İsmet Özel - “YENİ KANA YASA / YENİK ANAYASA” Panelinden;
(10 ekim 2015, Ankara) 

7 Ocak 2016 Perşembe

"Münafık Gıcınlanmasına Kontra;"



"Namert gavur höykürmesi
hacı anan angela merkel.
Bir de bunun finkeli var idi,
hakikaten ne oldu lan
a b de fink atan finkel?
Mevlaya değil,
avroya, dolara açıldı el!
Nedamet getirme;
gelecek isen de
Bize illa ki nasuh tövbesi ile gel!."

(Yaşar Ali - 17 R.Evvel 1437 - Medine-i Münevvere)

17 Aralık 2015 Perşembe

"Bir insan Müslüman’ım diyorsa; Bu kimse ya -İman Sahibi-Türk’tür, ya da -Allahın belası, imansız-Münafık(Hafazanallah)"


“Türklük her zaman tarihi bir roldü; bir ırk değildi, bir kültür değildi, bir yaşam tarzı değildi. Bir tarihi rol, yani İslam bayraktarlığının, kafirle çatışmayı göze almanın tebeyyün ettirdiği (meydana çıkardığı) bir unsur idi. Türklük bir kavim olarak başlamış bir şey değildir. Türklük bir isim değildir, Türklük bir sıfattır. Müslümanlık içinde vasıf, nitelik ve karakter üstünlüğünün belirginleştirdiği bir mekandır. Türkler bütün varlıklarını İslam’a borçlu olduğu için, (sadece Türkler) İslam’ı kendi ezberlerine tahvil etmediler. Yani Türk bütün ezberlerini ve direktiflerini Kur’an’dan ve Sünnet-i Seniyye’den alandır. Bir insan Müslüman’ım diyorsa iki ihtimal vardır; bu kimse ya Türk’tür, ya münafıktır. Çünkü münafıklık imanla değil, zahiri bir şekilde inandık demekle var olan bir şey. Türklük ise zaten başka bir yolu ve mümkünatı olmadığı için olunan bir şeydir.” (İ.M.D. 23-10-2010 Ankara)

5 Aralık 2015 Cumartesi

(Gürcü & Gürcü) "Kimi Gürcü, Kimi Yamyam, Kimi Bilmem Ne Bela?"



Ve kardeşim "kendi köpek döllerimiz" düşmandan çok daha fazla bize düşman. Bize yani "TÜRK MİLLETİNE" onun -İSTİKLALİNE- umuduna ve geleceğine.(İ.Özel)

Bo(a)k damar kilisesi banii kancık çomar.
Türk ise Hadim'ül Haremeyn'likle müftehir;
bilmez mi soysuz hımar? 
Papa zangocu gürcü, 
cemadatla haç çaktı hınzır baytar!
Varaciyan Garbisyan'dan havale;
vaftizde silksin seni peder Gomaaar!.

Yaşar Ali -Bende-i Nebi- (Medine-i Münevvere)

25 Kasım 2015 Çarşamba

MÜNAFIKUN'U MEDİNE İLE YÜZ YÜZE -1-

akıl, ahlak "ekalli galil"
dübürden kaptı maraz
abdür rezil-i zelil.
dırar-ı araf da kıç yırtma
natık-ı nifak ebeden zail.
dağlıyarak, yağlı kazık
karhaneci, sütü bozuk
kallavi kemikti azık;
gıdığına kal'a kıldın
kıla yazık!.
ehl-i imana muzip,
ver coşkuyu mel'un kazip..
çesuleyim sağa,
bu keyfe biçilmez paha
aşk ile, şevk ile bir daha
sair gurur, şapşik şişik
bacak arasın da fişvik
peki ala, perdahsız bayık;
ALLAH büyük, cücük kayık!.

(Yaşar Ali - 30.Ocak.2015-Medine-i Münevvere)

"ekalli galil" -azın azı-

7 Kasım 2015 Cumartesi

"MÜNAFIKUN'A BİTİMSİZ TAZİR"


islimde, kavalı kavalalı
mest mesai tırpanı
panikle, kancık suç kıran
pinekle, kıl testere
tetikle, tefrika müteferrika
töre Türklük kabızı
alamet-i farıka;
sırtında nifaki hırka..
seğirt bre it, kirmani
masiyet kaline mani
hayali dakik mezellet
ahvali kült hıyanet
aldanmakla, aldatmakla müftehir
marpuşcular yok(ol)uşu tehir
belaya amok koşusu;
mezattan hınzır kokuşmuşu..
sağ malcılar kodesi
vasisi fıttırık irşad
şadan ola silivri
tüh ki, kakalayi tokai
kaptın kaptırık, keten pire
yüz pare topi "top" atışı
lüppedenek, taka da tu ka ka firari
"hüplet gümlet pir-i zani!."

(Yaşar Ali-24 Muharrem 1437-Cuma(6/11/2015) -MEDİNE-İ MÜNEVVERE-

4 Kasım 2015 Çarşamba

"Eşeği Saldım Çayıra"


Eşeği saldım çayıra
Otlaya karnın doyura
Gördüğü düşü hayra
Yoranın da avradını.

Münkir münafığın soyu
Yıktı harap etti köyü
Mezarına bir tas suyu
Dökenin de avradını.

Derince kazın kuyusun
İnim inim inilesin
Kefen dikmeye iğnesin
Verenin de avradını.

Dağdan tahta indirenin
Iskatına oturanın
Hizmetini bitirenin
İmamın da avradını.

Müfsidin bir de gammazın
Malı vardır da yemezin
İkisin meyyit namazın
Kılanın da avradını.

Kazak Abdal nutk eyledi
Cümle halkı dahl eyledi
Sorarlarsa kim söyledi
Soranın da avradını -eşekler kovalasın-

2 Kasım 2015 Pazartesi

"NE BOP'UMUŞ BEA!"

Hikaye bu ya askerlik günlerinden bir gün, komutan nöbetçi eratı def-i hacet yapar iken yakalamış. Tüfengini koyduğu yerden alıp mermiyi ağza vermiş ve emretmiş; "şimdi o yaptığını ye bakayım!" eratın yalvarması, itirazı komutanı inadından geri çevirememiş ve mecburen Bop'un birazını afiyetle! yeyivermiş. Erat tüfengini teslim alınca aynen komutana doğrultmuş ve "bu sefer de sen kalanını süpürüver bakayım" diye kösüklemiş. Komutan bakmış ki durum ciddi, eleman kararlı kalan Bop'u da avuç avuç bi-güzel! mideye indirmiş. Sonra da yedikleri "Bop"dan kimseye söz etmemek üzre anlaşmışlar. Gel zaman, git zaman sivil hayatta hasbelkader karşılaşınca, "ne Bop'udu bea!" deyip birbirlerine nisbet ederler imiş!!.

ALLAH(AZİM EŞ-ŞAN)'IN "HAYYUN LA-YEMUT" ve "HUVERREZZAKU ZÜL KUVVET EL-METİN" OLDUĞUNU İNKAR İLE "MÜRTED OLMUŞ(DİNDEN ÇIKMİŞ)" BOP SARAYDA Kİ ÖLÜMLÜ DECCALA "MUTLAK RIZKI VEREN" OLARAK İMAN-EDEN, TAPINAN A KE PE KA-KA'CI TAİFEYİ KÜFRE BODOSLAMA DALMAKLA İTHAM EDİYORUM. HER ŞEY Bİ TARAFA DA BU SON KERTE(1.KASIM) DE "KIP-KIZIL KAFİR OLMUŞLARDIR." 

İLA NİHAYE; BOP SARAYDAKİ -ÖLÜMLÜ, KAN DERYASINA BATMIŞ-"KIZIL MÜNAFIK" KUYRUĞU TİTRETTİĞİN DE "KEPÇE-KEPÇE, KAZAN-KAZAN GÖTÜRDÜKLERİ BOP'U" SAĞDA-SOLDA BİRBİRLERİNE "NE BOP'UDU BEA!" DEYU NİSBET EDİVERİRLER GARİ!.

(2.Kasım.2015-Pazartesi - MEDİNE-İ MÜNEVVERE)

1 Kasım 2015 Pazar

O HALDE;


-Sözüm ona -hepsi namert- lakin, sen -hususan- "b.k-sarayın namert gavurunu" sevindir!.

-Saltanatı uğruna -mukaddesatını satan- amentüsü yalan, ahlakı yılan "rüşvetçi-mel'unu" sevindir.

-İktidarının devamı için -tehdit, şantaj ve parayla- s.k. s.k., söke söke oy devşire-bilen "nemrud-firavunu" sevindir!.

-Vatanımı, mülkümü, Türk askerimi -açık toplumcu- siyonist bankerlere peşkeş çeken "soros-pu çocuğunu" sevindir!.

-Kimi hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela misali -kendi gibi- sapık canileri Müslümanların başına bela eden -ameri k alman s.k.rtmesi- "kulam-parayı" sevindir!.

-İnsanlık düşmanı, Türk Milleti düşmanı, İman sahiplerinin en amansız düşmanı, -nefsine Allah'ın sıfatlarını yakıştıran yandaşı vekili taltif eden- "şerir-müşriği" sevindir!.

-Allah(Azim eş-Şan)'ın Türk Milletine tahsis ettiği, "DAR EL-İSLAM KILDIĞI TOPRAKLARDA" ilahlık taslayan, böbürlenen, bozguncu-bölücü; "İSLAM DECCALI, SÜFYANİ-İBLİSİ" sevindir!..

(Türkiye de 1.Kasım.2015 Pazar-gavurlar azar-) MEDİNE-İ MÜNEVVERE- Saat:17:00

23 Ekim 2015 Cuma

"RACİH GÖRÜŞ"

Kasafet kesbediyor mesafe

Şuuru kafesledi kafese

Vukuundan beter şayıat-ı garibe

Racih görüş, mahirane şayan-ı hatime;

"Vettehazallahu -Millete- İbrahime Halila"
(Allah, İbrahim'i-Milletini- Kendine dost edindi)

Racih: daha üstün.

11 Ekim 2015 Pazar

"MEDİNE'YE KARA TREN!"


Vatanım evsatın da 
şavk-ı ölüm, göz yaşı.
Gözeneklerine kadar kan
musalla taşı.
Tam dokuz yaşında masumun
nazenin naşı.
Bu meraret, bu acı
kahreder arz ile arşı,
taşı eritir taşı. 
Katlanmak ki istiap
göz önüne getir haşrı
kimin halet-i harcı?

Ankara da gardan kalktı
kara tren.
İmansız da dinsiz de
fren patladı fren.
Saray piçi nemrudi,
ey deccal, ey süfyani
ve ey pimpirik vampir;
o tek gözüyle şaşı bakıyor şaşı.
Soysuz, sırnaşık yamyam'dan
insaniyete eşşek traşı!.

Vahşette sınır tanımaz yeti
kanlandı kanlanalı biti,
kucak kucağa verdi;
çomarı, sırtlanı, iti.
Karara karara kanlar kusasıca
marazlı, AİDS'li luti!.

Medine tren istasyonun da
kara tren gözlüyorum.
Vatanım, han'ım, hanuman'ım viran
ölümü özlüyorum.
Vicdanım yangın yeri,
ızdıraba maruz
arizi muarizem.
Hayatı közlüyorum!.

Kara tren gara varmış,
ihbarı Pirim'den maruf
haberliyem.
Vagon vagon kan ve ceset
müzminem, makberliyem.
Maruzatım, özrüm var ya Rabb;
bu mücrim-i fani başımla
nasıl edem, nere gidem, ne edem?.

Yaşar Ali - 27.Zil'hicce.1436 Pazar -Medine Tren Garı-

7 Eylül 2015 Pazartesi

Türk Çocuğu, Bu "AMERİKANCIĞI MEL'UNLARI" İyi Tanı!.



Bunlar; Türk milletine gadr eden, ihanet eden ve yemek yediği sofraya -küfran-ı nimet ile- pisleyen kavmiyetçi kancıklar'dır. Mertlik-yiğitlik gibi hususiyetler benliklerinde -zerre miskal- mevcut olmayan namertlerdir.
Bunlar; Allah'a değil beylerine, sultanlarına, fivunlarına, nemrurlarına, karunlarına, hamanlarına ve bel'amlarına tapınan, secde eden küfr-kuduzlarıdır.
Bunlar; Türk vatanını, Türk milletini kahr etmeye-tard etmeye and içmiş, dünyevi küfr egemenleri ile işbirliğinden imtina etmeyen ırkçı-domuzlardır.
Bunlar; Allah ve Rasulünün tamamlanmış, İnsanlık için razı olunmuş İslam Dininden memnun olmayan, bunu içlerine sindiremeyen imansız-sapıklardır.
Bunlar; Gelin Allah, Rasulü ve Mü'minler ıslahınız için dua etsin denildiğinde iblis misali "EBA VESTEKBERA VE KANE MİNEL KAFİRİN(Kaçındı, geri durdu sonra da kafirlerden oldu)" deyu Kitab-ı Mübin de vasfedilen lanetli şeytanlardır.
Ves-Selam..
    

28 Ağustos 2015 Cuma

-HASSATEN-BU SEÇİMLERİ(7.Haziran - 1.Kasım.2015) TANIMIYORUZ, YOK SAYIYORUZ. TÜRK MİLLETİNİ KENDİNE HAS DÜZENİ "TAHKİM ETMEYE-TEVHİD ETMEYE" MECBUR VE MAHKUM ADDEDİYORUZ;

Türk milleti iradesini ve insiyatifini "alçakça-arsızca" hedef alan bu taarruzu bertaraf edip, imha etmek zorundadır. Bu tavır az da olsa "İman sahibi" olarak huzur-u İlahiye varmanın asgari şartı olsa gerektir. Tehdit ve şantajlara boyun eğip, içine düşürüldüğü "karsambayı" kabule yeltenmek dahi -bu merhaleden sonra- şirk ve sapıklıktır. Türklüğümüz hakikatine zerre miskal vakıf olan bir şahsın artık bu "küfr istidadından" döneceğine, sarf-ı nazar edeceğine inanmak istiyoruz. Bu mesele çoktandır "KESKİN BİR HESAPLAŞMA SÜRECİNE" girmiştir. Bundan dönüş -kaçsan da kurtuluş- mümkün değildir. İman sahiplerinin Bedr de, Uhud da, Ahzab da, Çanakkale de ve Sakarya da verdiği cansiperane mücadelenin "maksadının-manasının" hangi hedefe matuf olduğunu takdir edecek-ihya edecek bir "Rabbani hareket"in gölgesi üzerimize düşmüştür. Bu manaya sirayet edemeyen bir bünyenin "DEHŞETLİ BİR HELAKA" müncer olması mukadderdir.
Ves-Selam..
(13.Zilkade.1436-Cuma - Medine-i Münevvere)