31 Temmuz 2016 Pazar
"HİZMET EDELİM GERÇEĞE;"
Hizmet edelim gerçeğe
Ol Şahı Merdana karşı
Varalım ulu divana
Muhammed servere karşı
İki cihan seven yâri
Gönül bi vefadan farı
Sıralandı el katarı
Azmeyle didara karşı
Yürü menzile yete gör
Küfrü imana sata gör
Kadim ikrarın tuta gör
Ahd ile peymana karşı
Hakk dedim meydana geldim
Mürşidimsin sana geldim
Ateşinle yana geldim
Şem'ası pervane karşı
Şükür Hakk ile pazarım
Hakkın kelâmın yazarım
SADIK der bahri yüzerim
O yüzden ummana karşı.
29 Temmuz 2016 Cuma
22 Temmuz 2016 Cuma
"SEYYİD'ÜL BEŞER YETEHADDESU ANİL MEHDİYY'İL-MUNTAZAR" (İnsanların Efendisi(S.A.V.) Beklenen Mehdiyyeti Haber Veriyor, Müjdeliyor)
"Mehdi" bir 'isim' değildir, "hidayete erdirilmiş, Allah(Azim eş-Şan)'ın Hakka hidayet ettiği kimse" manasına bir 'sıfat'tır. Ve bir şahıs hareketı değil, "Aziz Türk Milleti" ile müteradif bir "Ehl-i Fetanet Toplum" hareketidir. Bizim için malumdur ki, İsa(Aleyh es-Selam)'ın nuzulüne müteakip "Mehdiyyet Ordusu"na (namaz kıldırması için)imamet teklif edildiğin de; "Allah(Azim eş-Şan)'ın bu Ümmete(Millete) bir ikramı olarak bazısı bazısına 'Veli(Mevla)' kılınmıştır" kavli üzereyiz. Mehdiyyet; Rasulullah(A.S.)'ın sünnetine ve Raşid halifelerinin sünnetine sarılan kişiler olacaktır. En çok ihtiyaç duyulan bir anda çıkılacak; Sünnet diriltilecek, zulüm ortadan kaldırılacak ve adalet yayılacaktır. Haddi zatın da Aziz Türk Milletinin (hassaten)mel'un-münafıkun'a karşı tarih sahnesine çıkışı da bu mes'uliyete binaen hasıl olmuştur.
"Bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz, hiç şüphe yok ki Allah iyi davrananlarla beraberdir." (Ankebut-69)
"İşte Allah ve Rasulünün vaad ettiği. Şüphesiz ki Allah ve Rasulü doğru söylemiştir." (Ahzab-22)
"O'nun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz" (Sad-88)
Rasulü Ekrem efendimiz buyurdu ki; "Ümmetimden kıyamete kadar, Hakk üzere olan bir toplum daima var olacaktır. Benim sünnetime ve 'hidayete ermiş' Raşid halifelerimin yoluna uyun, onlara azı dişlerinizle(sımsıkı) sarılın, işlerin sonradan çıkanlarından(bid'atlerden) de sakının."
"İslam garip olarak başladı, başladığı hale geri dönecektir. O halde müjdeler olsun 'Guraba'ya(Gariplere)." (Müslim-kitab'ul iman)
"Guraba'ya müjdeler olsun. Onlar Benden sonra sünnetimden insanların bozdukları şeyleri düzeltenlerdir." (Tirmizi-iman)
"Onlar atalarımdır; bana onlar gibi olanları getir!
Bizler bir mecliste toplandığımızda, ey Cerir!"
Yine Rasulü Ekrem efendimizden bizlere ulaşan habere göre; "müslüman(olduğunu iddia eden) topluluklar bir birleriyle savaşmadıkca(yani bir birlerini boğazlamadıkca) kıyamet kopmaz" buyurmuştur. Mü'min'lerin ikinci halifesi (emir el-Mü'minin)Faruk-u Azam(R.A.)'ın kendisine süikast düzenleyenin gayr-i müslim olduğunu öğrendiğin de; "Kanımı bir Müslümanın eline bulaştırmayan Rabb'ül Alemine hamd-u senalar olsun" itikadınca ifa ettiği şükr-ü niyazı, günümüz ahir-zaman hadisatını da anlamlandırmamızı icbar eden bir 'haber-i sahih'dir.
Bu ramazan bayramı namazı Mescid- Nebevi'de karşılaştığımız Hizb'ul Tahrir'ci(-Ürdün menşei-kurtuluş partisi) taraftarı bir kişinin anlattıkları da ibrete şayandır. Bize aktardığına göre; Ankara'dan cihatçı-islamcı müddeisi bazı kişiler işid, öso ve türkmen cephesi vb. gruplara katılmak için harekete geçtiklerin de tabi olarak; "Sizler(son tahlilde aynı milletin çocuğu, Müslümanlar olarak) nasıl bir birinizi boğazlayıp, katl edeceksiniz?" sorusunu yönelttiğimiz de her grup mutasıbı ayrı ayrı, "bizler hakk üzereyiz, onlar batıl!!!" iddiasından gayri verecek bir cevap bulamadıklarına şehadet etmiş idi.
Şimdi de Biz soruyoruz; "Saltanat ve ikballerinin devamı, hizmet ettikleri siyonist-emperyalizmanin Türk Vatanın da sömürü planları'nın ihyası adına Müslüman Türk Çocuklarını şeytani emellerine alet eden-icbar eden, katl-olası, kahr-olası; saltanatçı-kavmiyetçi, süfyani-münafıkun kimlerdir? Ve bu 'danışıklı-Daiş'ci melain kumkuması nasıl fark edilememiştir?" Milletimizi ordusunun üzerine kalkışmaya iten, mecbur bırakan, (emperyalizma tarafından en az sorunla işgaline zemin açılan)Türk Vatanını onulmaz bir kaos ortamına mahkum eden; "(atlantik ötesi)amerikancığı müshil-keşiş oğlanları, bop-sarayın mel'un-münafık nonoşları ve (mert-gavur ayaklarına yatan)kemalist-dinsiz-donsuzlar güruhatı değil'midir?"
Bu 'Aziz Türk Milletine'; "(domuz-çobanı döllerinin)KAHR ETMESİDİR, GADR ETMESİDİR, KAST ETMESİDİR" Şüphesiz ki hesabı (er yada geç)en ağır biçimde sorulacaktır. Bu vb. sapık-münafıkun; "Körüğün demirdeki pası eritip, söküp attığı" gibi "Medine-i Münevvere(Türk Vatanın)'dan hor-hakir ve zelil bir halde sökülüp atılacak, o murdar cisimleri (uyuz köpekler gibi)itlaf edilecektir.
"İstikamet üzere olma endişesi ile kendi din-i imanımıza taalluk eden esasları sahih olarak tespit etmek, hem kendi yerimizi bilmek, hem de kafiri olduğu yere koymamak zulmünü irtikab etmemek titizliğiyle deriz ki; İslam Davası gütmeyen, Türk Vatanı'nın Kabe'den başka "Kıble"sinin, İslam dışında bir istikbalinin olabileceğine inanan kafirin tekfiri abestir. İslamcılık numarasıyla ümmet-i Muhammed'in sırtından elde ettiği ile dünyada sefa süren, ve/veya Türk oğullarının tanassur ederek(Amerikanlaşarak) gavur elinde maskara olması için suret-i haktan görünen münafığın yeri ise Kur'anı Mübin'in de şehadetiyle "Derk-il Esfel" cehennemin dibidir." (Çelimli Çalım - 8'den;)
"Niceleri vardır doğru sözü ayıplayan;
Hasta bir anlayıştır, onları yanıltan."
"ALLAHÜMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMED"
(17 Şevval 1437-Cuma Medine-i Münevvere)
12 Temmuz 2016 Salı
HULUSİ PAŞA "AZİZ TÜRK MİLLETİ" HARİÇ, HERKESTEN YANA TARAF MI?
5 Temmuz 2016 Salı
3 Haziran 2016 Cuma
23 Mayıs 2016 Pazartesi
"İ.M.D. DÖRDÜNCÜ OLAĞAN GENEL KURULUMUZ YAPILDI"
Hayrların ihyasına, şerlerin def'ine vesile olsun İnşaallah. Mevlamızdan, yeni yönetimin küfre karşı ayaklarını sabit-kadem kılmasını niyaz ederiz. Allah(Azim eş-Şan) sadrlarını genişletsin, sabır ve sebatlarını artırsın İnşaallah(amin-ecmain).
Yaşar Ali - Medine-i Münevvere
17 Mayıs 2016 Salı
13 Mayıs 2016 Cuma
11 Mayıs 2016 Çarşamba
8 Mayıs 2016 Pazar
23 Mart 2016 Çarşamba
Şerha şerha inşirah
kaim mi bir iklimin sathında
hatıran, hatırımı sarsın
imanım, kan ile zan altında..
müstebit tedip eder,
kasd-u fasit hattında
mirin, irin irin mürailik raksında..
salt eziyet ki meziyet ahvalim
salmışım mekarimi
vatansızdan hazzetmedim, hazzetmem
kakılmışım, havf ve reca aksında..
yetimin o kahreden bakışı
İlahi, hem vallahi billahi
gerilemem mücahade farzında..
(14 C.Ahir 1437 - Medine-i Münevvere)
11 Mart 2016 Cuma
25 Şubat 2016 Perşembe
"(KAHPE BİZANS) -NATOĞLANINA-"
Meşakil ilm-i hilaf'u cedel
taşlıtarlanın kopili
casino da erkete
-kerhanede peçete-
ecinni, cin mi cin
keferenin kefeni dantel
tırım tırım "yıldırıym"
"barto eziz-fenari" -koç'un g..ü kenarı-
anında ceza al(a)nına şandel
kalk alsan ya "top-sakal"
top ki ne "top"
'em(mi)me gömme-banyo'
aspava yakarışı dayan,
'dayın'mıy mış, dayamış mı?
perçemi jöleli entel
popo-lüks de "kafkasi pergel"
kahrolası ölçtü biçti,
nasıl da ölçtü biçti?
andaval "natoğlanı" forfoloşu
halka yapıp böğürttü,
"yalı kazuğu - bitnel.."
(Yaşar Ali - 14 C.Evvel 1437 - Medine-i Münevvere)
12 Şubat 2016 Cuma
Ofli Bel'ama İstinaden;
dünyevi kar-zarar sarmalın da 'münafık'
'ukba'ya, kazık üstüne kazık
bop-tepeye destek atar
gaye; gündem saptırır
gürcü sapığa maşuk..
kaşıkla, kepçele, kelepçele
kıç yorozdan "deyr ez-zor"
müte'necis' pisişik..
'arap bacın' kiliseye mum diker,
'yüskek-ökçe kartmazel'i kim s...r?
caiz mi, la-yecuz mu?
bir çift laf niçün etmen?
kaşarlanmış pısırık..
elinde 'vahhabi'ci kantar
tıkmış kafayı malafata,
biteviye 'apış arası' tartar..
kuru mu '(a)sosyal doku'
ula bu nasıl koku?
'mescid münavele'den lanetli,
bre müşrik mustandık
sardı mı bacayı korku?.
(Yaşar Ali - 3 C.Evvel 1437 Cuma - Medine-i Münevvere)
20 Ocak 2016 Çarşamba
"TÜRKLÜK ALLAH’A KUL OLMA KILAVUZUDUR"
-ALTIN SİLSİLE-
Peygamber-i Azam(S.A.V.)
Faruk-u Azam(R.A.)
İmam-ı Azam(Rhm.)
Müceddid-i Azam(Rhm.)
Mütefekkir-i Azam(Hfzh.)
-İSPATI AŞAN FİKİR-
“Kullanma ne demek? Arapçada istimal diyorlar. Biz kullanma diyoruz. Bunun çok açık, görünür bir sebebi var. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de ayet-i kerimelerden birinde Allah’ın dünyayı insanlara musahhar kıldığına dair bir hüküm var. Allah dünyayı insanlara musahhar kılmıştır. Bunu nasıl tefsir etmeli sorusunun cevabı Türkçedeki ‘kullanma’ kelimesindedir. Allah dünyayı musahhar kıldığı için biz ‘kul’lanıyoruz. Kulluğu üzerimize alıyoruz. Kullanma dediğimiz şey kulluğumuzun şuurunu benimseme ve kulluğumuzun gereğini yerine getirme. Bu dünyada başka hiçbir lisanda bizim ‘kullanma’ diye çocukluğumuzda öğrendiğimiz kelimeye benzer bir yaklaşım yoktur. Kullanma dediğimiz zaman daha çok pejoratif(kötüleyici, yerici) manada kullanırız. ‘O onu kullanıyor’ veya ‘Ben kendimi kimseye kullandırmam!’ Bu güzel bir ifadedir. ‘Ben Allah’tan başkasının kulu olmam’ demektir.”
(İ.M.D. Yedinci Sene-i Devriye Konferansından; 12.Nisan.2014-ANKARA)
Peygamber-i Azam(S.A.V.)
Faruk-u Azam(R.A.)
İmam-ı Azam(Rhm.)
Müceddid-i Azam(Rhm.)
Mütefekkir-i Azam(Hfzh.)
-İSPATI AŞAN FİKİR-
“Kullanma ne demek? Arapçada istimal diyorlar. Biz kullanma diyoruz. Bunun çok açık, görünür bir sebebi var. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de ayet-i kerimelerden birinde Allah’ın dünyayı insanlara musahhar kıldığına dair bir hüküm var. Allah dünyayı insanlara musahhar kılmıştır. Bunu nasıl tefsir etmeli sorusunun cevabı Türkçedeki ‘kullanma’ kelimesindedir. Allah dünyayı musahhar kıldığı için biz ‘kul’lanıyoruz. Kulluğu üzerimize alıyoruz. Kullanma dediğimiz şey kulluğumuzun şuurunu benimseme ve kulluğumuzun gereğini yerine getirme. Bu dünyada başka hiçbir lisanda bizim ‘kullanma’ diye çocukluğumuzda öğrendiğimiz kelimeye benzer bir yaklaşım yoktur. Kullanma dediğimiz zaman daha çok pejoratif(kötüleyici, yerici) manada kullanırız. ‘O onu kullanıyor’ veya ‘Ben kendimi kimseye kullandırmam!’ Bu güzel bir ifadedir. ‘Ben Allah’tan başkasının kulu olmam’ demektir.”
(İ.M.D. Yedinci Sene-i Devriye Konferansından; 12.Nisan.2014-ANKARA)
13 Ocak 2016 Çarşamba
Müslüman Olmak-Kalmak Senin Kimliğini Netleştirmez. Küfr Hükümranlığı O Halde Dahi Senin Yaptığın Köpekliği Kafi Saymayacaktır; "BUNU O LANETLİ AMERİKAMPUL KAFANA SOK!."
"Biz hâlâ dünyada kâfirlerin mağlup edemediği milletiz. Biz hâlâ dinimizle yaşayan bir milletiz. Bunu inkâr ile bir politika yürütmek sadece ahmaklık değildir, aynı zamanda küfürdür. Biz dinimizle varız. Türk, Müslüman olmadığı zaman Türk değildir. Aslında her Müslüman’ın önünde de Türk olup olmamak tercihi vardır; her Müslüman “Müslümanım ama aynı zamanda da Türk müyüm?” diye düşünmek mecburiyetindedir. Müslüman olmak onun kimliğini netleştirmez. Çünkü bu, Endülüs’te dejenere olmuş bir şeydir. Endülüs’te kâfirlerin ele geçirdiği topraklarda tıpkı bizim zimmilerimiz gibi yaşayan Müslümanlar vardı. Yani, kâfirler kuzeyden Müslümanlar aleyhine gittikçe ilerliyorlardı ve kâfirlerin ele geçirdiği topraklarda bazı Müslümanlar kâfirlere vergi vererek dinlerini koruyorlardı. Bu pislik bugüne kadar gelmiştir. Bugün hâlâ insanlar kâfirlerin hâkim oldukları bir dünyada Müslüman kalınabileceğini sanacak kadar yozlaşmış(münafıklaşmış) durumdadırlar. Kâfirler eğer söz sahibi ise orada Müslümanlık bahis konusu değildir. Bunu dünyaya tescil ettiren Türkler olmuştur ve bu yüzden Osmanlılar diğer gazâ beyliklerini tasfiye ederek bir devlet bütünlüğü elde edebilmişlerdir. Osmanlılar siyasî manevra kabiliyeti olan bir kadroydu. Onlar en iyi gazâ şartlarını yerine getiren unsur olarak kendilerini kabul ettirdiler ve tabi bundan da bir pay aldılar."
İsmet Özel - “YENİ KANA YASA / YENİK ANAYASA” Panelinden;
(10 ekim 2015, Ankara)
7 Ocak 2016 Perşembe
17 Aralık 2015 Perşembe
"Bir insan Müslüman’ım diyorsa; Bu kimse ya -İman Sahibi-Türk’tür, ya da -Allahın belası, imansız-Münafık(Hafazanallah)"
“Türklük her zaman tarihi bir roldü; bir ırk değildi, bir kültür değildi, bir yaşam tarzı değildi. Bir tarihi rol, yani İslam bayraktarlığının, kafirle çatışmayı göze almanın tebeyyün ettirdiği (meydana çıkardığı) bir unsur idi. Türklük bir kavim olarak başlamış bir şey değildir. Türklük bir isim değildir, Türklük bir sıfattır. Müslümanlık içinde vasıf, nitelik ve karakter üstünlüğünün belirginleştirdiği bir mekandır. Türkler bütün varlıklarını İslam’a borçlu olduğu için, (sadece Türkler) İslam’ı kendi ezberlerine tahvil etmediler. Yani Türk bütün ezberlerini ve direktiflerini Kur’an’dan ve Sünnet-i Seniyye’den alandır. Bir insan Müslüman’ım diyorsa iki ihtimal vardır; bu kimse ya Türk’tür, ya münafıktır. Çünkü münafıklık imanla değil, zahiri bir şekilde inandık demekle var olan bir şey. Türklük ise zaten başka bir yolu ve mümkünatı olmadığı için olunan bir şeydir.” (İ.M.D. 23-10-2010 Ankara)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















