18 Nisan 2023 Salı

-Domuz çobanı dölü- "nato oğlanı", hadi engelle bakayım "OĞAN"ı; (AHZÂB Hattı - 3 -)

 1961. Cumhurreisliği seçiminde -merhum- Ali Fuad Başgil hocanın adaylığı, -nato oğlanı- sıtkı ulay tarafından ölüm tehdidi ile engellenmiş idi! 

Aziz Türk milleti, 61. Yıl sonra ele geçen bu fırsatı -Ali Fuad hocanın intikamını da almak adına- asla heder etmemelidir. Ves Selam..

26 Mart 2023 Pazar

"KULUN TEDBİRİ, ALLAH'IN TAKDİRİ" (2)

"Allah bana müteessir olmayı nasip etti ki, dünyadaki zindan karanlığını fehmedeyim.  Ömrümün hâsılasının hepsi bu. Kendime farz-ı kifaye mevkii uygun görmem kul olarak tedbirden geri durmayışımın bir sonucuydu.  Allah'ın takdiri vatan- millet için en küçük şeyin bile yapılabilmesine fırsat vermiyorsa kendime vatan hainleri ve millet düşmanları arasında bir yer beğenecek değilim.

Namaz kılmak bir şeydir. Asıl şey kıldığın namazdan gafil olmamaktır. Gafletten kurtulmak için mensubiyet mahallini tanıyacaksın. Rusların kadeh kaldırırken "yaşamağa ve ölüme" dediğini işitmişliğim var. Kadeh kaldıran Türklerin "şerefe" dediklerini de bilirim. Bilmediğim şartlarının icap ettirdiği her şeyi kanun bilenlerin ne sebeple hangi şekilden hangi şekle tebdil olunduğudur. Ben şartları kanun belleyenlerden değilim. O yüzden bana Türklerin kadeh kaldırmasının neme ne iş olduğu sualini tevcih etmeğe tevessül etmeyin. Tövbe bahsi bir bahs-i diğerdir. Benim burada anlatmaya niyetlendiğim kadeh kaldırırken Rusların da, Türklerin de aynı şeyi söyledikleri olsun. Türk milleti ne yaptı da millet şeklî kazandı? Türkleri Türk yapan hem yaşamanın, hem de ölmenin tek bir şeye, "şerefe " değdiğini öğrenmiş olmaktır. Türkler için şereften uzak duran şey ne hayata dairdir, ne de ölüme.

Resmi ağız kâfirden ihsan bekleyişi sebebiyle Çanakkale muharebelerinin 100. yılında Türklerin zaferinden, yani Türklerin şerefinden bahis açmaktan kaçınıyor. Resmiyet en az 600 yıl muzaffer Türklerden korktu. Korktukça korkusu büyüdü. Bu korku yüzünden resmiyet dâhilinde hileli hurdalı fiillerden başka fiil kalmadı. Hem muzaffer Türklerin başına ne iş açacağından, hem de yaladığı çanağın ağız tadını bozmasından korkuyor. Bu söylediklerimde bir doğruluk payı var mı? Neymiş Türklerin zaferi? Var mıymış böyle bir şey? Kimin aklına Hıristiyanlığın çelik zırhını delen 1915 Çanakkale'sini Hıristiyan kalkanını 1526'da düşüren  Mohaç'la karşılaştırmak gelirmiş? Türk milletinin ikbâli bahsi açılınca "o bir hikâye idi, geldi geçti" demenin şimdi moda olduğunu, Türklüğüyle övünmenin ise modasının çoktan geçtiğini bilmeyen mi kaldı? Böylesi sualler Türklerin sualleri değil. Türk şairi "Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi" demiştir. Ancak bu kadar... Allah'ın Bedr'de Müslümanlara yardım ettiği ayetle sabit. Küfür âlemi Çanakkale'de Allah'a alenen düşmanlıkla hiçbir yere varamayacağını gördü. Küfür âlemi Allah'a olan düşmanlığını Çanakkale'den itibaren hafiyeler marifetiyle devam ettiriyor." (1'ci yazıdan;)  

23 Mart 2023 Perşembe

"KULUN TEDBİRİ, ALLAH'IN TAKDİRİ"

  -Pirimiz- İsmet Özel'in, "Çelimli Çalım" mecmuası, 14-15 nüshasın da yayınlanan yazısının serlevhası; (Bu başlıkla, Uludağ sözlük de açılmıştır)

"Nedendir tükenmişlik? 780 bin kilometre kare dâhilinde hangi sebeple vatan için, millet için yapılacak en küçük şey kalmamıştır? "En küçük şey" içi boşaltılmış da olsa, sahtekârlık icabı da olsa, habasete  malzeme temin gayesiyle dahi olsa Türk lafzının zikrine, ikrarına tanınan  yer dolayısıyla doğan ve Cumhuriyet'in ilânıyla -iki harp arası- gelen şeydi. O vakit itibarıyle Türk  lâfzı zikredildiği, ikrar ve ihsas edildiği zaman bir hakkın teslimi itiraf edilmiş oluyordu. Neden? Çünkü iki harp arası dönemde batılı değerlerden artık hiç bir fayda umulamayacağı başat düşünce kabul ediliyordu. Gizliden gizliye itiraf edilen şey ise Âdem  aleyhisselam yaratıldığından beri toplu halde yaşamalarını hayırda ittifak etmeğe, birleşilmeğe borçlu olan insanların sadece Türkler olduğuydu. Tarih içinde liyâkatin hep Türklüğe, Türklüğün hep liyâkate kaide temin etmesi yüzünden muhitimizde Bizans otoritesini yok ettikçe doğan Türk toprağı adını hayrın ve şerrin kendı yerlerini tahsis eden güce tâbi olanlardan almıştır." (1'ci yazıdan;)

"Baksanız a: Sultaları altında tuttukları zavallıları yarım asır öncesinde "ya taksim, ya ölüm!" diye haykırtanlar bugün aynı zavallıları "teröre hayır, kardeşliğe evet!" diye haykırtmağa uğraşıyor. Ekmeğini biz Türk milletini felâkete sürüklemekten çıkarmış olan ve bunu iftihar vesilesi kabul eden bu zevat yaptığını hem kendisi, hem de bizim için eğlenceli hale getirme uğraşı gereğince "kardeşliğe evet, teröre hayır!" diyor ve dedirtiyor. Bunu niçin yapıyor? İşimiz ve etrafımız arasındaki münasebetin son 400 yıl içinde "teröre evet, kardeşliğe hayır!" siyasetiyle yapılandırıldığını gözlerden saklamak için yapıyor. Fransızca bir kelime olan "Terreur" korku ve korkutma anlamına geliyorsa bilinmeli ki, insanların ihdas ettiği her türden düzen "Terreur" mahsülü olagelmiştir. Türkler Sakarya Meydan Muharebesi vesilesiyle yedi düvelin kalbine korku salmamış olsalardı ve hepsinin gözüne korkulacak bir millet olarak görünmemiş olsalardı Cumhuriyeti ilân edecek ortam doğmazdı." (2'ci yazıdan;)

19 Mart 2023 Pazar

(VATANA İRCAMIZIN 7'Cİ SENE-İ DEVRİSİ MÜNASEBETİ İLE; 18 MART 2017 - 18 MART 2023 C.tesi)

- Ulu sözlük -

"kuvayı milliye" başlığından;

maraş'ı işgal eden, -fransız ordusu komutanı- yüzbaşı andre'nin; "- biz buraya sermaye - medeniyet getireceğiz, sizi müreffeh yaşatacağız, hem bak benim yardımcım da müslüman!" teklifine - tehdidine, (şehid çocuğu)şekerci hüseyni'nin; "- o yardımcın, dini bütün bir müslüman olsaydı senin emrine girmezdi, adana ve osmaniye de -ermenilerle bereber- nasıl bir zulüm ve katliâm irtikâp ettiğinizi biliyoruz. onların da intikamını alacağız, "maraş türk'e mezar olmadan, düşmana gülizar olmaz" diyerek, "-türk milletinin- küfr'e boyun eğmeyeceğini" ilân etmiştır.

istiklâl harbinin bittiğini v'az ederek, "türk vatanı'nın işgaline yardım ve yataklık eden -domuz çobanı dölü- münafıkun, ivedilikle "itlaf - imha" edilmelidir.

19.03.2023 13:43

ehli mekke

15 Mart 2023 Çarşamba

-Ulu(dağ) sözlük- "Şairler ve sahirler" başlığından;

şairler, kur'an devleti olarak kurulan türkıye cumhuriyeti'nin mânevi önderleridir. sahirler(sihirbazlar) ise -firavunlara alet olarak- kur'an devletimizi, -istihbari illüzyonlar ile- "istihbarat, ispiyonaj devletine!" dönüştüren mel'unlardır. ve mel'anetlerini nerelere vardırdıkları "azız türk milletinin" mâlumudur.

15.03.2023 14:13

ehli mekke


iş bu sihirbazları, firavunların -karadenizde boğularak helâkından önce-, bizde "şair-türk ve yar-ali'nin rabbi'ne iman ettik" diyerek, "kur'an devletimizin tahkimine" icbar ediyoruz.

15.03.2023 14:28

ehli mekke


kur'an akıl ve bilime yönel diyor ama.

15.03.2023 14:31

nelumbo anatolia


tereddüde mahal yok, ya murtaza,

hasmımızla mutabık, beyyin muvazâa,

muvafık değil, hakka ittiba,

türklüğüme, eba - inkâr ve münazâa;

"men ğaşşanâ fesleyse minna."

("bizi -türk milletini- aldatan, bizden değildir")

15.03.2023 14:42

ehli mekke

2 Mart 2023 Perşembe

TÜRK ÇOCUĞU'NA; -2-

Bundan 9. sene önce Medine'ye yeni taşınmışız, hurma halinde hüccaca kargo yazıyoruz. Günlerden bir gün, -ülkücülük, milliyetçilik ayaklarına yatan- "Konyalı-kargocu Azmi", -bir meslekdaşına kızmış bir hal- "- Bende orospu çocuğu olacam!" deyu, bağırır gezer idi. Bizde -gayr-ı ihtiyari- "- OL BE BRO, SENDE ŞEDDELİ ORRUSPU ÇOCUĞU OL!." deyu, ünledi idik. Gel zaman, git zaman "-domuz çobanı dölü- şeddeli orruspu çocukluğu" mel'anetini, " TÜRK ÇOCUĞU'NU -SOKAK ORTASINDA- KATL ETTİRMEYE!" kadar vardırdı. 
-En netameli düşmanın olan- bu "SOYSUZLARI - NAMUSSUZLARI" tanı, bil istedik!.

AHZÂB Hattı / Hendek 

28 Şubat 2023 Salı

TÜRK ÇOCUĞU'NA;

Bu coğrafyada kuzuları kurtlar otlatır imiş,

Evvela buna tedbir!


Rüyasını gördük, 

Sana vezirlik teklif edecekler

Kesin kes, kabul değil.

Onların vezirliği, "rezillikle - müptezellikle" bire bir.


"Kavm-i necibi arap" 

der imiş osmanli: 

Bize de "Etrak-ı bi idrak!"

Say ki imanımıza,

"TEZVİR VE TAZİR"


Lamı - cimi yok; 

"Hicaza tahrir istiyoruz"

ihbaren tesir!.


Ayak diretirlerse eğer;

Beş asır öncesinden 

"SAĞLADIYSAK TEVHİDİ"

Yok olur istibdat, 

Tarih tekerrür eder 

"BİL FİİL!.."


(6 ŞAĞBAN 1444 - 28 Şubat 2023, Salı) 

- AHZÂB Hattı / Hendek -

20 Şubat 2023 Pazartesi

اَلَّذٖي عَلَّمَ بِالْقَلَمِۙ(-Alâk -4-)

 "Kalem!"
(ALENİ BİR İMAN'DIR Kİ, AYAKSIZ YÜRÜR) 
- Ahmet MATAR -

Kalbime dokundu doktor
ve dedi ki:
“Acıyor mu?”
“Evet” dedim
Ardından neşter ile paltomun cebini yardı
ve kalemi çıkardı
Doktor tebessüm ederek başını salladı ve eğildi,
bana dedi ki:
“Sadece bir kalem…”
Dedim ki: “Hayır efendim,
bu eldir, ağızdır
kurşundur, kandır
alenî bir imadır ki ayaksız yürür.”

21 Ocak 2023 Cumartesi

"NEHC'ÜL BELÂĞA"dan;

Yüce Allah buyurmuştur ki: "Rabbimiz Allah'tır diyen, sonra da doğru yürüyen kişilere melekler inerler de korkmayın, mahzûn olmayın, muştuluk size, size vaadedilen cennetle derler." Siz de Rabbimiz Allah'tır dediniz ya, o halde kitabına uyun da doğru olun; emrine uyup kulluğunda doğru yola gidin de doğrulukta bulunun. Sonra da o doğru yoldan ayrılmayın; o yolda bidatler meydana getirmeyin; o yola aykırı harekette bulunmayın. Çünkü ayrılanlar, gerçekten ayrılırlar; kıyâmet gününde, Allah katında, rahmetine ulaşamazlar.

Bundan sonra da halkı ayırmaktan sakının, dilinizi uz tutun; gönlünüz başka düşüncede, diliniz başka sözde olmasın. Herkesin dilini zaptetmesi gerektir. Çünkü bu dil, serkeştir; sâhibini eğri yola götürür, saptırır. Andolsun Allah'a ki ben, çekinen kulun, dilini zaptetmedikçe çekinmesinden faydalandığını görmedim. Çünkü inananın dili, gönlünün ardındadır; münafığın gönlüyse dilinin ardında. İnanan, bir söz söylemek istedi mi, önce gönlünden geçirir o sözü, bir düşünür, hayırsa söyler, şerse vazgeçer. Münâfıksa diline gelini söyler; hangi söz kendisine fayda verir, hangi söz zarar, düşünmez bile. Allah'ın salâtı O'na ve soyuna olsun, Rasûlullah, "Bir kulun îmânı, gönlü doğru olmadıkça doğru olmaz; gönlü de, dili doğru olmadıkça doğrulmaz" buyurmuştur.

"VE SALLALLAHU A'LA SEYYİDİNA MUHAMMED'İN, VE A'LA Â'Lİ SEYYİDİNA MUHAMMED"

18 Ocak 2023 Çarşamba

BİLİYORUM, BİLMİYORUM;

"Bugün Medine diyerek andığımız şehrin önceki adının Yesrib olduğu başlangıç bilgilerindendir. Şehirde İslâm şeriatı yürürlüğe girince oraya “Medine-i Münevvere”  yani “Aydınlanmış Şehir” denilmeğe başlandı. Müslüman olmak, Müslümanlarca aydınlığa kavuşmak, cehaleti terk etmek anlamına geliyordu. Neydi Müslümanların ulaştığı bilgi? Ansiklopedilerde karşımıza çıkan türden bir şey mi idi? Asla değildi. Müslümanların kalbi din günü bilgisiyle nurlanıyordu.

Müslümanlık yüzünden iktisap ettiğimiz şey yaşadığımız her anın ve her hadisenin hesabını vereceğimiz bilgisiydi. Namaz kılıyorduk çünkü rabbimizin huzuruna ancak küfrü reddederek ve küfre hak ettiği cezayı vererek çıkabilirdik. Oruç tutuyorduk çünkü bütün beşeriyete insan varoluşunun maddi imkânların bir lütfu olarak gerçekleşmediğini ilân etmemiz gerekiyordu. Namaz kılmamız cihat etmeği reddedenin dinden çıkacağının işaretiydi. Namaz kılmak için abdestli olmamız şarttı. Yani önce ruhen dünya hayatı ile bağımızı koparıyorduk. Oruca başlamadan sahur yemeği yiyorduk. Bununla gayemizin Allah’ın tesis ettiği düzene isyan olmadığını vurgulamak zorundaydık.

İnsan bedeninin diğer bütün bedenlerden farklı olduğu bilincine Kur’an okuyarak ve giderek onu hıfz ederek kavuşabileceğimiz Müslümanlıkla başlar. İslâm bizi algıların türettiği karanlıktan kurtarmadıysa henüz bize ulaşamamıştır. Ulaştıysa ilk yapacağımız iş kâfirlerin faaliyet alanını daraltmak olacaktır. Kâfirlerle aynı yolu paylaştığımızda yolun hâkimiyetine sadece Müslümanın lâyık olduğu bilincine alan açacağız. Bununla cehaletten kurtulmanın alışılmış olanın ötesinde yeni bir düşünce sahası açtığı gösterilmiş olur. Modernlik dünya hayatına beşeriyetin mahkûm olduğu iddiasına güç kazandırdı. Türk istiklâli böyle bir mahkûmiyetin insan şerefini tanınamaz bir şekle soktuğunu ve bir askeri güç olarak ve bir siyasi örgüt olarak İslâm’ın yeri doldurulamaz bir mevkie sahip olduğunu göstermesi gerekiyordu. Yüz iki senedir bu gerek yerine getirilemedi. Dahası? Dahası yok."

İsmet Özel, 26 Cemaziyelahir 1444 (18 Ocak 2023)

Yazının temamı;

http://www.istiklalmarsidernegi.org.tr/

15 Ocak 2023 Pazar

- BİR TÜRK MİLLİYETÇİSİ "NEHC'ÜL BELÂĞA" OKUMAK İLE İFTİHAR EDER;

"Uzaklaşıp helâk olsunlar, Semud kavminin helâk olduğu gibi. 

Ama mızraklar onlara uzandı, kılıçlar tepelerine indi mi, yaptıklarına pişman olurlar. 

Bugün, onları bozgunculuğa düşüren Şeytan, yarın, onlardan olmadığını söyler, onları kendi hâllerine bırakır gider. 

Doğru yoldan sapmaları, azgınlığa, körlüğe uymaları, gerçekten ayrılmaları, sapıklık çölüne düşüp serkeşlik etmeleri, belâ olarak yeter onlara."

(Kitaptan; - PDF. Dosyası olarak indirilebilir -)

AHZAB Hattı / Hendek

12 Ocak 2023 Perşembe

«خَيرُكُم من تعلَّمَ القرآنَ وعلَّمَهُ»

 ''Sizin en hayırlınız Kur'an-ı öğrenen ve öğretendir.'' (Hadis-i Şerif)

Kur'an tedrisin de temel kitap kabul edilen -Pakistan'ın Lahor şehrinden- Nur Muhammed HAKKANİ(Rahm.) Hocanın telif ettiği, "GAİDET'ÜN NURANİYYE" kitabının yeni baskısı -bu gün itibarı ile- elimize ulaştı(ELHAMDÜLİLLAH). Kitapların teminine vesile olan, yeğenim - HELALİN OĞLU - Muhammedimizin iki dünyası da - KUR'AN'IN NURUYLA - ihya olsun, berhudar olsun, -Büyük Mazlum- Annesi(ablamız)'a, Aba'u Ecdadına rahmet olsun(Amin - bi-hürmeti Seyyid el-Murselin).

AHZÂB Hattı / Hendek